
Arjantin için çok özel bir Dünya Kupası. Tarihinin en büyük başarılarını yaşatan Diego Armando Maradona şimdi takımın teknik direktörü. Onun veliahtı olarak kabul edilen, “hangisi daha iyi” tartışmalarını sürekli sıcak tutan Lionel Messi’yse takımda. Uzun yıllardır Dünya Kupası’nı hasret şarkılarıyla hatırlayan Arjantin halkı, Güney Afrika’yı tarihin ve talihin döneceği ülke olarak görüyor. Maradona’nın takım tercihleri, açıklamaları, gol sevinçleri ne kadar speküle edilirse edilsin, Arjantinlilerin en çok sevdiği adam Güney Afrika’da takımın lideri.
Ona “insan değil, uzaylı” diyorlar. “Böylesi gelmedi” diyorlar. Övüyorlar da övüyorlar ama kariyerinde hep aynı eksiklikten söz ediliyor. Messi’nin kazanamadığı tek şey Dünya Kupası. Arjantin’in diğer mega starıysa, Maradona’nın damadı Sergio Aguero. Atletico Madrid’in bücürü, Messi’yle beraber rakip savunmaların korkulu rüyası. Bir ipte iki cambazın neler yapacağını Güney Afrika’da göreceğiz. Bu iki oyuncuyla bitiyor mu? Hayır! Higuain, Mascherano, Tevez... Saymadığımız diğer Arjantinliler, diğer takımların bir numaralı yıldızı olurdu büyük olasılıkla. Siz siz olun, Arjantin maç yaparken başka bir program yapmayın.
Comments
Arjantin Milli Takımı
Son iki yılda Arjantin’in iyi futbol oynadığı pek görülmedi. Ancak bu durum Meksika 86 öncesine fazlasıyla benziyor. 1986’da Meksika’da olanlardan başta Maradona ve Bilardo olmak üzere birçok isim bugünlerde Arjantin’in başarısı için kenarda ter döküyor. Bunun yanı sıra, Arjantin 1985’te de Peru’ya karşı oynadığı maçta son dakika golüyle vizeyi kapmıştı. Tesadüfler bunlarla sınırlı değil. Arjantin, 1986 Meksika’da olduğu gibi Güney Afrika’da da ilk turda Güney Kore ile karşılaşacak.
Ve tabii ki Lionel Messi. Şu an tartışmasız dünyanın en iyisi olarak görülen Barcelona’lı muhteşem yetenek, milli takım forması altında bilindik görüntüsünden biraz olsun uzaklaşıyor. Fakat “Efsane olmak için Dünya Kupası’nı kazanmalısınız” sözü, fütbol büyücüsünü bu yaz ateşlemeye yetecek gibi... Aynen U-20 Dünya Kupası ve Olimpiyatlar’da olduğu gibi!
Tek kozun Messi olduğunu söylemek de kadroya haksızlık olur. R Madrid’in formda golcüsü Gonzalo Higuain, Batistuta ve Crespo’nun ardından ortaya çıkan klasik 9 numara boşluğunu dolduracak kalibrede.
Messi ve Higuain’i kadrosunda bulundurmasına rağmen, Maradona’nın Arjantin’i Barcelona ve Real Madrid’in hücum organizasyonlarına hiç benzemeyen bir oyun sergiliyor. 2006’da İtalyanlar zafere ulaşırken, “Dünya Kupası, iyi savunma yaparak kazanılır” dedirtmişti. Maradona da bu felsefeyle zaman zaman dört stoperi birlikte savunmada oynatıp önlerine de Javier Mascherano’yu koyuyor. Sonuç olarak 4-1-3-2 taktiğiyle oynayan Aıjantin’de Messi rakip savunmaların arasında oyundan çok izole bir görüntü çiziyor. Maradona ise bu durumu şöyle açıklıyor: “Ben Messi’den tek bir şey istiyorum. Guardiola ise ondan farklı bir şey istiyor. İşin özü ise, ikimiz de Messi’den fazlasıyla memnunuz.”
Messi’nin nerede oynatılırsa daha efektif olacağı tartışması herkes için bir saplantı haline geldi. Ancak Arjantinliler bu durumu fazla dert etmiyor. Oyun kurucu mevkiinde Juan Roman Riquelme’ye tercih edilip milli takıma davet edilen Juan Sebastian Veron bu konuyu, “O Arjantinli olduğu için çok mutluyuz. İstediklerini yapmasına izin vermemiz yeterli” diyerek açıklıyor. İki hızlı kanat oyuncusuyla oynayan Veron oyunu uzun ve kısa paslarıyla çok iyi kontrol edebiliyor. Onun varlığı kuşkusuz Messi’nin de performansını arttırıyor. Brezilya’ya karşı üç duran topta yediği gollerle kendi sahasında mağlup olduktan sonra takımın boyu da uzatıldı. Hava toplarındaki etkinlikleriyle bilinen Martin Demichelis ve Walter Samuel’in yanına, Gabriel Heinze’yi de monte ederek sorundan kurtulmayı hedefliyorlar. Savunmada kas gücüne dayalı bezdiren bir yapı, hücumda hızlı ve kontraatakta etkili silahlar. Duran toplarda hakimiyet ve takıma ruh katacak oyuncular. İşte Maradona’nın ana taktiği bu!
GÜÇLÜ YÖNLERİ
Kaya gibi bir savunma, takımdaki oyuncuların yüzde 80’i iki ya da daha fazla pozisyonda oynayabiliyor. Higuain’in yerine Tevez ve Agüero gibi iki etkili yedek mevcut. Sizce de kupaya uzanmaya yetmez mi?
ZAYIF YÖNLERİ
Savunmaya yönelik bek oyuncuları, takımın sürprizlerden uzak bir yapıya bürünmesine neden oluyor. Aynca hala Veron’un fiziksel durumu hakkında da soru işaretleri var. Güçlü rakiplere karşı topu ayaklarında tutup oyuna hükmetmelerine de, zaman zaman ortaya çıkan disiplin problemleri balta vurabilir. Bu da Dünya Kupası gibi hatanın affı olmadığı bir alanda son isteyeceğiniz şey!
BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ?
Martin Palermo, 1999’da Kolombiya’ya karşı bir maçta 3 penaltı kaçırdıktan 10 yıl sonra Arjantin Milli Takımı’nın formasını yeniden sırtına geçirdi. Boca’lı oyuncu, Peru karşısında takımına son dakikada galibiyeti getirip Güney Afrika yolunu açarken, Maradona yönetiminde attığı altı golle takımın bu alanda da öncüsü oldu.
Arjantin'in katıldığı Dünya Kupaları
1930 İkinci
1934 1 Tur
1958 1. Tur
1962 1. Tur
1966 Çeyrek Final
1974 2. Tur
1978 Şampiyon
1982 2. Tur
1986 Şampiyon
1990 İkinci
1994 Çeyrek Final
1998 Çeyrek Final
2002 1.Tur
2006 Çeyrek Final
Post new comment