2010 Dünya Kupasının en büyük favorilerinden biri Brezilya ilk maçta 2-1'lik skor ile kazandı ancak Dünya Kupasının en zayıf takımlarından biri olan Kuzey Koreden gol yemeyide ihmal etmedi. Hatta öyleki, son dakikalarda Kuzey kore'nin gol olma ihtimali olan şutu kaleyi bulsa, Dünya Kupasının en süpriz maçı ile karşı karşıya kalacaktık.

Fildişi Sahili ise ilk maçta G Grubunda ikincilik için mücadele eden diğer takım olan Portekiz ile golsüz berabere kaldı. Fildişi Sahili gruptan çıkmak istiyorsa bu maçtan en azından 1 puan çıkartmak zorunda. bunu başarabilecek gücü de var ancak, 2010 Dünya Kupasında maçlar öylesine geçiyor ki, tahmini gerçekten çok zor. Bir maç harika oynayan bir takım diğer maç vasatı geçemiyor. En iyisi canlı bahis oynamak gibi.
| Brezilya - Fildişi Sahili | 1 | x | 2 | Alt | Üst |
| iddaa | 1,50 | 3,30 | 4,30 | 1,50 | 1,85 |
| betsson | 1,65 | 3,60 | 5,85 | 1,67 | 2,20 |
Comments
Brezilya Milli Takımı
Brezilya ile ilgili bildiğiniz her şeyi unutun. Tüm o estetik futbol klişelerini, birbirleriyle uyum içinde oynayan samba virtüözlerini, daha önceki Dünya Kupası zaferlerinin hatıralarını, hepsini bir kenara bırakın. Daha iyi ya da daha kötü. 2010 Brezilya’sı onların hepsinden ayrı. Çaylak hoca, belki de ülke tarihinde ilk kez, bireysellikten çok kolektifliğe dayanan bir takım kuruyor. Bu, Brezilya’da dahi, bir gün olmalıydı. Yıldızlar hala orada duruyorlar, ancak artık sahneyi daha çok arkadaki ekip alıyor. Buna uymayacak yildızlarsa turnuvayı evlerinden izleyecek.
Geçmişe kısaca göz atarsak, gelenek bozan bu yaklaşımı anlayabiliriz. Almanya’daki Dünya Kupası’nda başarısız olan Brezilya eleştiri yağmuruna tutuluyordu. Ronaldo, Ronaldinho, Cafu ve Roberto Carlos’tan oluşan kazanmaya alışmış kadroya Kaka, Robinho gibi yıldızlarla birleştiren takımın, tozu dumana katması bekleniyordu. Ama olmadı. Göreve getirilen Dunga, kendi kafasındaki takımı kurmaya başladı: disiplinli, çok çalışan, tutkulu ancak eskisi kadar güzel olmayan bir takım. Bunun sonucu olarak, formayı bir anda Jullo Baptista, Elano, Josue ve Felipe Meb gibi mavi yakalılar kapmaya başladı. 2007’deki Copa America şampiyonluğu bu sisteme getirilen eleştirilerin önünü bir nebze almayı başardı; ancak 2008’de Pekin Olimpiyatları’nda bronz madalyayla yetinilmesi, Dunga’yı zor durumda bıraktı. Fakat Brezilya Futbol Federasyonu hocasının arkasında durdu ve Brezilyalılar da bardağın boş tarafina bakmayı bıraktı. Daha sonra alınan sonuçlar, Dunga’nın doğru yolda olduğunu ispatlar gibiydi. Dünya Kupası elemelerinde başarılı bir perforınans sergilediler, 2009 Konfederasyonlar Kupası’nı kazandılar ve İtalya, Aıjantin, Portekiz ve İngiltere ile yaptıkları hazırlık maçlarından galibiyetle ayrıldılar. Tüm bu başarılarda, her ne kadar taraftarlar tarafından çok seviliyor olsalar da, Kaka ve Robinho gibi yıldızların rolü, defansta Lucio’nun liderliğinden, kalede Julio Cesar’ın istikrarından ve Luis Fabiano’nun bitiriciliğinden daha azdı. Benzer şekilde, ve daha çok tartışılacak biçimde, Dunga, Ronaldinho’nun yerine kadroya Julio Baptista’yı dahil etti. “Bu kadar çok yetenekli isim arasından bir kısmını seçmek, bu işin en zor yanlaıından biri. Ancak ben inandığım bir kısmını seçtim. Çok çalışma ve tamamen bağlılık garantisi istiyorum” diyor genç hoca. Brezilya’da yaz aylarında sokakları Kaka ve Robinho formaları süsleyecek. Ancak bu takımın tarihteki yerini, ismi anılmayan kahramanların performansı belirleyecek.
GÜÇLÜ YÖNLERİ
Defans. Evet, defans! Brezilya’mn zayıf kanı, Dunga döneminde düzeltildi. Jim Cesar, 2002 Dünya şampiyonu kadronun file bekçisi Marcos’tan sonra, kaleye güvenliği tekrar getirdi. 2006 Dünya Kupası’nda 386 dakika hiç faul yapmayarak bir rekor kıran Lucio ile Juan, defansın göbeğinde Brezilya tarihinin en güvenli ikililerinden birini oluşturuyorlar. Sağ bekte Maicon ve Dani Alves gibi iki seçenek var. Brezilya’nın önliberoları, tek tek o kadar iyi gözükmeseler de, test edilmiş ve onaylanmış bir kurgunun parçası olarak iyi işliyorlar.
ZAYIF YÖNLERİ
Dunga’nın kadrosunun yıldızlan, Kaka ve Robinho, inişli çıkışlı bir sezon geçirdiler. Kaka, Real Madrid’de kendisinden beklenen performansı göstermekten çok uzaktı. Robinho ise kendisini yeniden keşfetmek için Santos’a dönmek zorunda kaldı. Eğer ikisi de bu formlannı milli takıma taşırlarsa, Dunga’nın, Kaka’yı yedek bırakmak gibi, acil ve cesur önlemler alması gerekebilir. Bu çok beğenilecek bir karar olmayacaktır. Ama “beğenilmek”, hiçbir zaman Dunga’nm önceliklerinden biri olmadı.
Brezilya'nın katıldığı Dünya Kupaları
1930 1. Tur
1934 1. Tur
1938 Yarı Final
1950 İkinci
1954 Çeyrek Final
1958 Şampiyon
1962 Şampiyon
1966 1. Tur
1970 Şampiyon
1974 Yarı Final
1978 Yarı Final
1982 2. Tur
1986 Çeyrek Final
1990 2. Tur
1994 Şampiyon
1998 İkinci
2002 Şampiyon
2006 Çeyrek Final
Post new comment