
Futbol Federasyonu, ilk olarak 1863 yılında bazı futbol kulüpleri tarafından Londra bölgesinde kurulmuştu. Buradaki amaç bu Federasyonun bir dizi genel geçerliliği olan kurallar oluşturması ve bu kuralların da Futbol Federasyonu’na üye kulüplerin maçlarında uygulanmasıydı.
İlk önce Cambridge Kuralları çıktı ortaya. Daha sonra kulüpler ortaya birşeyler çıkarabilmek için birbiri ardına gelen toplantılar yaptılar.
Faul sevenler ile futbolun daha aristokrat bir hava almasını isteyenler arasında bir ayrım olmuştu ve işte o an, Ragbi ile Futbol Federasyonu’nun yollarının ayrılma zamanı gelmişti. Blackheath, Ragbi Birliği’nin kurulmasına yardım ederken, bir yandan da diğer Futbol Federasyonu üyeleri bugün bildiğimiz futbol oyununu oluşturacak kuralları geliştirmek için çalışmaya başlamışlardı.
Comments
Futbol Kuralları Tarihi
İlk zamanlarda futbol kuralları ve uygulamaları sürekli değişirdi. Özellikle bu değişiklikler, yaptıkları faullere sinsice çeşitli kılıflar uyduran futbolculara karşı yapılırdı! İşte bunlardan bazıları:
1865 Bu yıllarda maçlar 75-0 gibi skorlarla bitiyordu. Çünkü kale direklerinin üzeri kapalı değildi ve mümkün olduğu kadar yukarıya atabilen her oyuncu çok rahat bir şekilde sayı yapabiliyordu. Bu sorun kale direklerinin esnek bir şeritle kapatılmasıyla çözülmüştü. Artık direklerin uçlan açık değildi.
1871 Kaleciler ilk kez futbol kurallarında yer aldı. Bu tarihe kadar herkes topu yakalamakta serbestti. Yani her oyuncu aynı zamanda takımın kalecisiydi! Şimdi ise sadece takımların kalecileri topu yakalamakla sorumlular. Peki kaleci, oyunculardan hangisiydi? O an gole en yakın olan oyuncu kaleciydi, bu nedenle yine her oyuncu bir kaleci olmuştu.
1875 Kalenin üzerindeki çekilen esnek şerit bazen çeşitli problemler çıkarıyordu. Çünkü top şerite çarptığı zaman, hiç kimse bunun gol olup olmadığını anlamıyordu. Kale direklerinin arasına katı bir çubuk yerleştirilmesi bu tarihe rastlamaktadır.
1913 Bazen serbest vuruş atışları da pek işe yaramıyordu. Çünkü kurala göre rakip takım oyuncuları topun sadece 5 metre ilerisinde duruyorlardı! Fakat yeni kurala göre topa en yakın durulması gereken mesafe 9 metre olarak belirlenmişti.
1871 Topun büyüklüğü ve ağırlığı için sabit değerler belirlendi. Topun çevresinin 8.5 cm. ile 71 cm. arasında ve ağırlığının ise 397 gram ile 454 gram arasında olma zorunluluğu getirildi.
1872 Top kalenin arkasına gittiği vakit serbest vuruş veriliyordu. Bu tarihten itibaren bu tip durumlarda korner atışı kullanılmasına karar verildi.
1883 Taç atışı, bu zamana kadar iki elle atılıyordu; fakat bundan sonra tek elle atılmaya başlandı.
1891 Gol olup olmadığı hakkında hakemlerin doğru karar vermelerinde son derece yardımcı olan kale ağlarının sahalarla tanışması bu döneme rastlar.
1891 yılında penaltılar ve penaltı bölgeleri belirlendi. O zaman bile bazı Futbol Federasyonu üyeleri penaltıya itiraz etti. Onlara göre penaltı, kararı, bazı oyuncuların centilmence oynamadığına işaret ediyordu. Halbuki ne kadar da centilmendiler! Kuralın ilk haline göre, buna sadece bir penaltı vuruşu denemezdi. Çünkü topu zıplata zıplata kaleye doğru götürerek bir penaltı atışı yapılmaktaydı! Penaltı sırasında gol atmak bu şekilde çok kolaylaşmıştı ve bu nedenle kural bir kez daha değişti. Ve yeni kurala göre, vuruşu yapan oyuncu topa sadece bir kere dokunabilecekti.
1912 Bu zamana kadar kaleciler kendi yarı sahalarının herhangi bir yerinde topa elle müdahele edebiliyorlardı. Ve topu bu şekilde yakalayıp, diğer takımın kalesine doğru gönderiyorlardı ve böylece çok rahatlıkla gol atılabiliyordu! Bir maçta her iki takımın kalecileri de aynı şeyi yapınca bu kural da değişti. Kendi penaltı alanları dışında hiçbir yerde topa elle müdahale etmek artık yasaklanmıştı.
1914 9 metrelik baraj kuralı köşe atışlarında da geçerli bir kural olarak kabul edildi.
1924 Korner atışlarında da gol kaydedilebilir olmuştu.
1925 Everton’un golcüsü Sam Chedgozy, korner atışı esnasında topu ileriye doğru sürüp sonrasında topa öyle hızlı vurmuştu ki, top bir anda kalenin ağlarına çakılmıştı. Böylece Everton, Tottenham’ı 1-0 yenmişti. Bundan sonra korner atacak olan futbolcunun topa yalnızca bir kere dokunması kuralı kabul edildi.
1925 Oyuncuların korkulu rüyası olan ofsayt kuralında da bir takım değişiklikler oldu. Kurala göre, bir oyuncu ceza sahasında top sürerken, diğer takımın üç oyuncusunu geride bırakarak onlarla kaleleri arasında kalırsa ve eğer rakip takım oyuncuları ceza sahasında değillerse o zaman oyuncu ofsayt durumuna düşmüş oluyordu ve bir serbest vuruş veriliyordu. Savunma oyuncuları bu kuralı oldukça sevmişlerdi! Ve bazı pozisyonları ofsayta çevirmenin inceliklerini iyice öğrenmişlerdi. Maçlar birçok serbest vuruştan geçilmez olmuştu ve neredeyse hiç normal vuruş yapılamıyordu.
1925 yılında kural iki savunma oyuncusu olarak değiştirildi. Bu kez de forvet oyuncuları bu kuralı çok sevmişti. Bu yeni uygulama altında yapılan ilk maçta Aston Villa, Burnley’e karşı 1O-O’lık bir skor elde etmişti.
1981 Uluslararası Futbol Federasyonu, yani FIFA, sahada çok fazla sarılma ve öpüşme olduğunu farkedince futbolcuları laubali olmakla suçladı. Ama yine de durumu ortadan kaldıracak yeni bir kural konmadı.
1992 Kalecilerin geri paslara elle müdahele etmeleri yasaklandı.
Post new comment