Şehitlerimize üzülüyoruz elbette. Ama ajitasyona ve provakasyona (Türkiye - İsviçre maçı) dikkat etmemiz gerekiyor.
Moldava maçı öncesi Asker Selamı ile maça başlayan A Millilerimiz, maç sonu başları önde terkettiler stadı. Size de garip gelmiyor mu bu durum? Ben bu tarz düşüncelerimi daha önce yazmayı düşünmüş fakat yanlış anlaşılmaktan çekinmiştim. Bugün ise Serdar Turgut'un köşe yazısını okuyunca içim rahatladı biraz. Aşağıda o yazıdan bir alıntı bulacaksınız.
Maçtan bir süre önce şehitlerimize atıfta bulunularak bir kahramanlık edebiyatı başlatıldı ve maçın kazanılmasının şehitlerimizin ruhu ile bağlantıları filan kuruldu. Ben bu söyleme, ‘acaba Fatih Terim yine oyuncuları dolduruşa getirmek için bir taktik mi uyguluyor’ diyerek sesimi çıkarmaya gerek duymadım. Ama baktım her sıradan vatandaş gibi futbolcular kendilerine söyleneni, kahramanlık edebiyatını ciddiye almışlar ve maç öncesinde asker selamı filan veriyorlar. Müsamereye çıkmış çocuklar gibiydiler o an. Lüzumsuz, içi boş sadece cahili tatmin edecek bir gösteriden başka bir şey de değil. Maçı naklen veren kanal da çok etkilendi bu görünümden; duygu dolu sözler etti.
Bu tür övünmeler, gösteriler pek sevilir bizim toplumumuzda. Yapılan gösterinin anlamı, değeri hiç sorgulanmaz. Milli tepki söz konusu olduğunda beynimizin önemli bir bölümü duruyor gibi bir durum var ortada.
Ne oldu sonra. O kadar gösteriden sonra dökülen bir takım vardı sahada, bir işi beceremediler. Kimse insanın kendi işini yapmasının aslında en iyi milliyetçilik olduğunu, vatanseverliğin de işini en iyi yapmak olduğunu anlamadığından, kendi beceriksizliğini, iş bilmezliğini arabesk gösterilerle kapatmaya çalışır. Oysa önceki gece Türk milletine verilecek en büyük hediye, asker selamı çakmak değil, maçı almak olacaktı. Bunu futbolcular da Fatih Terim de umarım düşünüyordur.
İyi vatansever olmak istiyorsan kendi işini en iyi yap yeter. Bu ilkeyi artık tüm toplum anlasa iyi olur. Selam çakma işini de işi bu olanlara bırak. Askerler yeri geldiğinde çakarlar o selamı gerekirse.
İşte bu yüzden diyorum ki, işini iyi yap Milli Takım. Çık Yunanistan'ı yen yeter. Bunu yaparken de duygularının esiri olma. Hepiniz profesyonel futbolcularsınız. İşinizi iyi yapın.
Yunanistan bizden 4 yedi çünkü o maç günü onlar için önemliydi ve duygularının esiri oldular. Birçok defa bu hataya düşmüş milli takımımız lütfen aynı hataya düşmesin.
Comments
Gizli Taktik İdman!
2004’te Avrupa, 2006’da ise Dünya Şampiyonaları’nı ‘pas’ geçtik. İşte bu nedenle 2008’de Avusturya ile İsviçre’nin ortaklaşa düzenleyeceği Avrupa Şampiyonası’na katılmayı çok istiyoruz.. Ve hep birlikte bir gerçeğin farkındayız: Çok zorlu maratonda zafer için önümüzde sadece üç engel kaldı, Yunanistan, Norveç ve Bosna Hersek...
Moldova’daki şok beraberliğin ardından yarın Yunanistan ile oynayacağımız maçn önemi kat kat arttı. Fanatik Gazetesi'nin haberine göre, ay-yıldızlılarımız işte bu kritik sınava hazırlanırken, hocamız Fatih Terim stratejik bir hataya imza attı.
Hiç hesaba katılmadı
Fatih hoca; Riva’dan Swiss Otel’e geçişi bir gün önceye aldı. Dün öğle saatlerinde otele yerleşen Milliler, maçımız Ali Sami Yen’de olmasına karşın, saat 19.30’da İnönü’de çalıştı. Taktik idmanı olacağı için Türk gazetecilere sadece 15 dakika izin veren Terim, bir büyük detayı kaçırmıştı. Çünkü Yunan kafilesi saat 18.00’de İstanbul’a gelmiş ve Ritz Carlton Oteli’ne yerleşmişti. Üstelik teknik direktör Otto Rehagel’in odasından, Millilerimiz’in taktik idmanı tüm detaylarıyla takip edilebiliyordu.
Şayet yukarıda yazılı
Şayet yukarıda yazılı olan haber gerçekten söylenildiği gibi olduysa koskoca milli takım heytine ... yazıklar olsun
Doğruysa
Şayet gerçekten bu iddaa dogruysa hepsine yazıklar olsun böyle sorumsuzluk olur mu ya gerçekten hayret inşallah bu gerçekten bir iddaadır ve inşallah aslı yoktur.
Post new comment