Beyaz Tilki
2 Haziran 1934 tarihinde Almanya’nın Essen kentinde doğdu. Almanlar tarafından “Beyaz Tilki” lakabı takıldı, “Karl Heinz” ismi nedeniyle kısaca “Kalli” diye anıldı. Düyada “Kalli” ismiyle tanındı.
Futbolcu olarak sadece 1964-65 sezonunda şu an Almanya 3. liginde mücadele eden Rot-Weiss Oberhausen takımında orta sahada forma giydi. 1973 yılında SG Wattenscheid 09 takımında teknik direktörlük kariyerine başladı.
1978 yılında Almanya’nın Kaiserslautern takımının başına geldi. Beş sezonun üst üste çalıştırdığı Kaiserslautern ile ili defa ligi üçüncü sırada bitirdi. 1981-82 sezonunda UEFA Kupası’nda yarı finale kadar yükseldi. Aynı sezon UEFA Kupası’nda Real Madrid’i 5-0’lık sonuçla eledi.
1982-83 sezonunda Borussia Dortmund, 1983-84 sezonunda Armenia Bielefeld, 1985-1987 yılları arasında Bayer Uerdingen ve 19877-88 sezonunda Eintracht Frankfurt’u çalıştırdı.
1985 yılında görev yaptığı Bayer Uerdingen, Kupa Galipleri Kupası’nda Galatasaray’ı eledi. 1990 yılında Kaiserslautern’e döndü. 1991 yılında şampiyonluk ipini göğüslerken, takıma 2 kez de Almanya Kupası’nı kazandırdı.
Kaiserslautern’ler anlaştığı dönemde kulübün kapısından içeri girer girmez yanına gelerek “Benim adım Hotiç. Asla yedek kulübesinde oturmam” dediği iddia edilen Hotiç’i tribüne gönderdi.
Armenia Bielefeld takımını 2. ligden birinci lige çıkarmayı başardı. Bayer Uerdingen ve Eintracht Frankfurt takımlarında Almanya Kupası şampiyonluğu yaşadı.
1992 yılında Mustafa Denizli’nin işine son veren Galatasaray yönetimi, takımın başına Feldkamp’ı getirdi. Alman teknik adam, ilk iş olarak topla çok oynadıkları için yıldız futbolcu Koseçki ve Elvir Boliç’i takımdan gönderdi.
Bülent Korkmaz, Hakan Şükür, Arif Erdem, Okan Buruk gibi futbolcuların yetişmesinde önemli rol oynadı. Suat Kaya, Hamza Hamzaoğlu, Küçük Yusuf ve Gütschow gibi futbolcuların dönemin yıldızları olmasını sağladı.
Altyapıya verdiği önemle dikkati çekti. Galatasaray’ın 90’lı yıllarda başlayıp 2000 yılında kazanılan UEFA ve Süper Kupa’nın kazanılmasıyla son bulan jenerasyonun mimarı olarak gösterildi.
İlk sezonunda yaş ortalaması 23,45 olan Galatasaray’a 4 kupa birden (Türkiye Ligi şampiyonluğu/74 gol-66 puan, Türkiye Kupası, Cumhurbaşkanlığı Kupası, TSYD kupası kazandırarak bir ilke imza attı. Aynı dönemde Alman devi Eintracht Frankfurt’u eleyerek, bu alanda da bir ilke imza atmayı başardı.
1993 yılında sağlık sorunlarını gerekçe gösterip, tedavi olması gerektiğini söyleyerek görev süresi dolmadan Galatasaray’dan ayrıldı. Yerine Almanya İkinci Ligi’nden Rainer Hollman’ı getirdi.
1998 yılında Beşiktaş işe sözleşme imzaladı. Ancak siyah-beyazlı takımın başında sadece 11 maçta sahaya çıktı. Bu maçlardaki 33 puanın 26’sını aldı. “Eşim ve bankam bana (çalış) diyor. Ancak benim hoca olarak bırakma zamanım geldi, teknik direktörlük sürem doldu. Artık saha içinde olmayacağım” şeklinde çarpıcı açıklamasıyla Beşiktaş teknik direktörlüğü görevini bıraktığını açıkladı. Bayrağı yardımcısı Briegel’e teslim etti.
Israrlara rağmen “sadece danışmanlık yaparım” şartı ile Beşiktaş yönetiminde krize neden oldu. Bir anlaşma imzalayan yönetim kurulu üyeleri, Başkan Süleyman Seba’nın Feldkamp için ısrar etmesi halinde istifa edeceklerini açıkladılar.
Siyah-beyazlı takımın başında yakaladığı yüzde 78.8’lik performansla Türkiye’de bugüne kadar görev yapan Alman antrenörler arasında en başarılı isim oldu.
Teknik direktörlük kariyerine noktayı koydu, ancak futboldan kopamadı. Gazetenin düzenlediği ödül törenlerinin neredeyse hepsine katılırken, ödül aldı, ödül verdi.
Galatasaray’ın 100. kuruluş yıldönümü kutlamaları kapsamında Ali Sami Yen Stadı’nda organize edilen Rüya Takımlar maçında beyaz formalı takımın teknik direktörlüğünü yaptı.
İkinci Başkan Adnan Polat’ın çabalarıyla 15 yıl sonra yeniden Galatasaray’la anlaştı. Sarı-kırmızılı takıma geleceği söylentileri çıktığı ilk günden itibaren ilerlemiş yaşı nedeniyle ser eleştirilere maruz kaldı. Bazı yöneticiler Feldkamp’ın gelmesine karşı çıkarak, sözleşmeye imza atmadı. Bu nedenle sözleşmenin geçersiz olduğu bile iddia edildi.
Kadroda köklü bir değişim yapılmasını sağladı. Alman çalıştırıcının kadrıda düşünmediği Ergün, Hasan Kabze, Cihan, Tomas Iliç, Inmoto ve Mondragon takımdan gönderildi. Hakan Şükür yeniden kazanılırken, gurbetçi futbolcular Barış ve Serkan’ın performansı göz kamaştırdı.
Sezon öncesi Fenerbahçe ile transfer görüşmeleri yaptığı iddia edilen Ümit Karan’ı düz koşunun ardından idmandan gönderdi. Hasan Şaş’ı her fırsatta şova yönelik olduğu için eleştirdi. Carrusca’nın aldığı ücretin hakkını vermediğini söyledi.
Neredeyse her maçta siyah renge bürünmesi ilginç bir uğur denediğini ortaya çıkardı. Siyah ayakkabı, siyah pantolon ve siyah tişörtten oluşan kıyafetini uğurlu saydığı için her karşılaşmada giydiği öğrenildi. Avrupa kupası maçlarında da siyah ayakkabı ve siyah pantolonun üstüne beyaz gömlek giymesi dikkati çekti.
Son olarak Konyaspor maçında takımı farklı galip durumdayken bile yerine oturmaması, futbolculara devamlı uyarılarda bulunması, kaçan pozisyonlara sitem etmesi ve maç sonrası “6-0 abartılmasın” şeklindeki açıklamasıyla rehavete kapılmayacağını gösterdi.
Karl Heinz Feldkamp’lı Galatasaray sezona fırtına gibi başladı. Alman teknik adam yönetimindeki sarı-kırmızılı takım, ilk 5 hafta sonu itibariyle Belçikalı Eric Gerets’in geçen sezonki Galatasaray’ını her açıdan geçti.
Comments
....
ARKADAŞLAR BU FELDKAMP GALATASARYIN HIZINA 1 AY daha Dayanır.maksimum 1 ay daha dikkat edın bu noktaya...iddaa edıyorum galatasaray besıktası yener rahatlıkla yener 3 hafto sonra kötü gidişe girer ondan sonrası manzara feldkampı almanyadaki bahçeli ewınde görüyorum:D BU YaZI KESINLIKLE DOĞRU OLACAKDIR IDDIA EDIYORUM
..
sen çok büyük adamsın arkadaşım...
kalli tesekkurler sampiyonlık icin
Arkadaslar kalli yaslı bir kurt ne olursa olsun bit Galatasarayli olarak ona şükranlarimi sunuyorum sevgilerimi sunuyorum onu prensiplerinden dolayi kutluyorum o bir alman ve alman gibi dusunur uygular onun icin galatasarayda oynayan her futbolcu esittir. hakan ile okanin hic bir farkı yoktur kapta cocuk yasaksa 24 kişeyede yasaktır hiçbir zaman bu kuralı hakan yada brezilyalı bilmem kim icin bozmaz. vede bozmamıştır. ancak o insan prensiplerinden dolayı türkiyede yalnız bıraktırılmlştır. O büyük insandır saygıya ve sevgiye layıktır . onun bu şampiyonlukta payı çok büyüktür.
Post new comment