KKTC Futbol

Siyasi hayatımız ve Avrupa Birliği ile olan ilişkilerimiz gündemde iken KKTC Futbolu, Ambargo, Irkçılık, Fifa gibi konularda geçmişin tozlu raflarından nostaljik haber :)

KKTC Futbol Ambargosu16 Kasım 2005, Londra: Bir insan hakları grubu olan Embargoed! Kuzey Kıbrıs’a uygulanmakta olan ambargolara son verilmesine yönelik kampanyaları çerçevesinde Kıbrıslı Türk futbol yeteneklerinin kaymak tabakasının yer alacağı bir poster gerçekleştiriyor. İki taraflı olacak olan posterde, hepsi de çıplak olmak üzere Londra’dan altı ve Kuzey Kıbrıs’tan altışar futbolcu “Balls to Embargoes!” (Ambargolara şut!) pankartı eşliğinde yer alacak.

Embargoed! Kuzey Kıbrıs’a uygulanmakta ola futbol yasağına yönelik olarak bilinçlendirme kampanyası çerçevesinde Kıbrıs Türk Futbol Derneği ve (İngiltere) Türk Futbol Federasyonu ile birlikte çalışıyor. Söz konusu poster dostluk maçları bile yasaklanan Kıbrıslı Türk futbol takımları ve oyuncularına karşı FIFA tarafından uygulanmakta olan ayrımcılığa karşı meydan okuma olan eylemler dizsinin ilki olacak.

Seçmeler Londra ve Lefkoşa’da düzenlenirken, poster için fotoğraf çekimleri ise seçmelerin ardından bir hafta içinde gerçekleştirilecek. Çift taraflı ve renkli poster 2006 Ocak ayından itibaren temin edilebilecek.

Embargoed! Önümüzdeki haftalarda futbol ambargolarına yönelik başka eylemler de planlıyor.

Comments

Kuzey Kıbrıs futboluna uygulanan yasakla ilgili
1. Kuzey Kıbrıs ve onların Kuzey Kıbrıs futbol takımlarına uygulanan yasaklar Kıbrıslı Türklerin kendi devletlerini kurdukları 1983 yılına dayanır. Bu siyasi karar, FIFA’nın -dostluk ve gençlik takımları dahil- FIFA’ya kayıtlı takımlar ve Kuzey Kıbrıs’taki tüm takımlar arasında maçların yasaklanmasına yol açtı. Bu yasağı ihlal eden herhangi bir takım cezalandırılacak. Bundan önce Kıbrıs Türk takımlarına ‘dostluk’ çerçevesinde diğer takımlarla bire bir maç yapma hakkı (!) FIFA tarafından tanınmıştı.

2. 2005 Nisan’ında Kıbrıs Rum kontrolü altındaki Kıbrıs Futbol Birliği (CFA) bir İngiliz takımı olan Huddersfield Town AFC’nin Kuzey Kıbrıs’ta bir dostluk maçı yapmasını önlemişti.
a. 1998 Eylülünde FIFA, Alman Futbol takımı Bad Lippspinge’ye bir Kıbrıs Türk takımı olan Çetinkaya ile maç yaptığı için $20,000 ceza kesti.

3. FIFA’nın Kıbrıslı Türk oyuncular ve takımlarına uygulamakta olduğu yasak aynı zamanda kendi statüsünü de ihlal etmektedir:

a. FIFA ayrımcılığa karşı, Madde 3, “Bir ülke, özel kişi veya gruplara yönelik olarak, etnik köken, cinsiyet, dil, din, siyaset veya herhangi ir nedenle ayrımcılık uygulanması kesinlikle yasak olup askıya alma veya ihraç yoluyla cezalandırır.”

b. FIFA hedefleri madde 2, “sürekli olarak futbol oyununu geliştirmek ve sahip olduğu birleştirici, eğitici ve insani değerler çerçevesinde dünya çapında ve özellikle de gençlik ve gelişim programları aracılığıyla teşvik etmek”

4. FIFA’nın 1984 yılında Kuzey Kıbrıs ve uluslararası rakipleri arasındaki futbol maçlarının yasaklanması, düşük ücretler, kötü şart ve olanaklarla sonuçlandı. Eski Çetinkaya kaptanı Ahmet Esenyel Kıbrıslı Türk futbolcuların moral eksikliğini yakalıyor, “Eğer bir anlaşma olmazsa takım benim gibi kariyerinin sonuna kadar sorun yaşayacaktır. … genç neslin benim gibi acı çekmesin istemiyorum. Bunu dünyanın başka hiçbir yerinde göremezsiniz. Buradan yüz metre uzaklıkta (Lefkoşa) onlar, (Kıbrıslı Rumlar) oynayabiliyor ve iyi para kazanabiliyorlar.”

5. Kıbrıs’ta profesyonel futbol, KFB’nin üçü tümden Kıbrıslı Rum, biri tümden Kıbrıslı Türk ve dört de karma kulüple kurulmasıyla başladı. Kıbrıs Türk tarafının Çetinkaya kulübü ligin 1934-1935 yılı açılış sezon şampiyonası kupasını kazandı.

6. 1948 yılında KFB bir İngiliz Sömürge futbol birliği olarak FIFA’nın fahri üyesi haline geldi. Kıbrıs 1960 yılında bağımsızlığını kazanınca bu, tam üyelik statüsüne yükseltildi.

FIFA’nın 1960 Kıbrıs Anayasası’nın doğrudan ihlali olacak şekilde sadece Kıbrıs Rum kontrolü altındaki KFB’ni kabul etmesi yönündeki kararı, Kıbrıs’ın iki halkının kendilerine ait sportif düzenlemeler yapma hakkını doğurdu.

7. Kıbrıslı Rumların Lefkoşa’nın Çetinkaya takımı ile diğer Kıbrıs Türk takımlarının maçlarında oynamalarını engellemeleri üzerine Kıbrıslı Türkler, 1955 yılında kendi futbol federasyonları olan Kıbrıs Türk Futbol Birliği’ni (KTFB) oluşturdu.

8. Her ne kadar KTFB 1955-1984 yılları arasında FIFA ile doğrudan temas halinde olmuşsa da kendilerine hiç bir zaman tam üye statüsü verilmedi. KFB’ne 1960 yılında tam üyelik verildiğinde birlik tümüyle Kıbrıslı Rumlardan oluşmaktaydı.

Embargoed! Hakkında – www.embargoed.org
Embargoed! Kuzey Kıbrıs’a uygulanmakta olan tüm ambargolara hemen ve koşulsuz olarak son verilmesi için kampanya gerçekleştiren bağımsız bir insan hakları grubudur. 4 Mart 2004 yılında kurulan grup, Kıbrıs’a karşı uygulanmakta olan izolasyonlara karşı bilinçlendirmek ve Kıbrıslı Türklerin temel siyasal, sosyal ve ekonomik haklarının geri verilmesi için dünya liderleri ve kuruluşlarla lobi çalışmaları yapılmasını hedeflemektedir.

Kıbrıslı Türk Futbolcular 50 yıldan beri kendilerine konan Uluslararası Futbol Yasağını Vurgulamak İçin Hazırladıkları ‘Çıplak’ Posteri Kamuoyuna Sunuyor

Londra, 31 Mayıs 2006: Kıbrıslı Türk futbolcular ve bir insan hakları grubu olan Embargoed! bugün, (Ambargolular) uluslararası futbol maçları ve turnuvalarla ilgili kendilerine uygulanan 50 yıllık yasağa karşı hazırladıkları merakla beklenen ‘Ambargolara Şut/Futbolcular Hakları İçin Soyundu’ posterlerini kamuoyunun görüşüne sundu. Çift taraflı renkli posterde tümüyle soyunmuş ve mahrem yerlerini üzerinde ‘Ambargolara Şut!’ ifadesi yanında yasaklar altındaki yaşamla ilgili bazı gerçeklerin yer aldığı pankartla örten Londra ve Kuzey Kıbrıs’tan oyuncular yer alıyor. Posterlerin piyasaya çıkışı, Kıbrıslı Türklere yasak olan Almanya Dünya Kupası’nın arifesinde gerçekleşiyor. Temsilci bir Kıbrıslı Türk takımı halen Almanya’da tanınmamış ülkelerden gelen diğer beş takımla birlikte Alman FIFI Wild Kupa Turnuvası’nda oynamak üzere Almanya’da bulunuyor.

Kıbrıslı Türklerin FIFA üyeliği 1955 yılından beri inkar edilmiş ve sonuç olarak da adadaki siyasi sorunlar yüzünden FIFA’ya kayıtlı bir kulüp ya da ulusal tarafla maç yapamamaktadırlar. 1984 yılından bu yana ise FIFA’nın Kuzey Kıbrıs’tan bir takımla maç yapan herhangi bir takıma para cezası uygulamasıyla dostluk maçları bile yasaklanmış bulunuyor. Bu süre içerisinde kendilerinin ‘Kıbrıs’ın tek temsilcisi’ olduğunu ileri süren Kıbrıs Rum takımları ve oyuncuları ise uluslararası fikstürler ve turnuvalarda oynama olanağına sahip oldular.

Çetinkaya TSK’nın bir oyuncusu olan Yasin Kansu’yu bu poster için poz vermeye motive eden olay, işte bu süregelen ayrımcılık oldu. Geçtiğimiz birkaç sezonun gol kralı ve Kuzey Kıbrıs’ın en iyi oyuncularından biri olan Kansu, “Soyunmak eğlenceliydi ancak ciddi bir nokta da var. Biz Kıbrıslı Türkler 42 yıldır ambargolar altında yaşamaya zorlandık. Kıbrıs’ta çözüm lehinde oy verdik ancak hala dünyayla futbol oynayamıyoruz.” diye konuşarak ekledi, ”Birkaç yıl içerisinde emekli olacağım ve eğer bu durum devam ederse, birinci sınıf uluslararası rakiplere karşı oynama ve ne kadar iyi olduğumu öğrenme fırsatım asla olmayacak.”

• Poster için poz veren Kuzey Kıbrıslı oyuncular: Asilkan Sadıkoğlu, Erol Serbest, Fuat Paşa, Hüseyin Adal, Salim Tayançlı, Tekin Açıkyıldız, Yasin Kansu
• Poster için poz veren İngiltereli oyuncular: Atilla Osman, Hakan Hasan, Kerem Başkal (Crystal Palace), Memet Nay, Şevki Osman

Kuzey Kıbrıs’tan bir temsilci Kıbrıs Türk takımı, tanınmamış diğer beş ülkenin, Cebelitarık, Grönland, Sankt Pauli Cumhuriyeti ( Hamburg’da bir liman bölgesi), Tibet ve Zengibar, yer aldığı FIFI Wild Kupası’nda yer almak için Almanya’ya gitti. Kıbrıslı Türkler FIFI kupasının favorileri arasında bulunuyor.

Kuzey Kıbrıs Futbol Federasyonu (KTFF) Başkanı Niyazi Okutan, “Haklarımız için soyunan çocuklarla gurur duyuyoruz. Umut ederiz ki poster uluslararası dikkatleri çeker ve FIFA’nın bize karşı uyguladığı ayrımcığı sonlandırması yönündeki baskılara katkı koyar.” diyerek ekledi, “Her ne kadar aynı şey olmasa bile FIFI ve daha sonra bu yıl VIVA Dünya Kupası’nda yer almak oyuncularımıza, çok ihtiyaç hissettikleri teşviki vermiştir. Yıllarca hiçbir motivasyonları olmamıştı; şimdi ise en azından bir hedefleri var.”

Merkezi Londra’da bulunan Embargoed! insan hakları grubu ‘Ambargolara Şut’ futbol kampanyasını KTFF ve üye kulüpleriyle işbirliği içerisinde 2005 yılı Aralık ayında başlatmıştı. Kampanya İngiltere Türk Toplumu Futbol Federasyonu ve Kuzey Kıbrıs Spor Yazarları derneği tarafından destekleniyor.

Ambargolara Şut Afişi için Futbol Gerçekleri
• Mevcut istatistiklere göre Kuzey Kıbrısta: 3 lig, 48 spor kulübü ve bunlara ait 96 takım ve 68 futbol sahası bulunmaktadır. Ayrıca en büyük kapasite ile 28 bin kişilik Atatürk Stadyumu mevcuttur.

• Kıbrıslı Türkler, Kıbrıs Futbol Federasyonundan (KOP) dışlanmalarının ardından, 30 Ekim 1955 tarihinde, Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu’nu (KTFF) kurmuşlardır.

• KTFF, FİFA’ya alınmazken, Kıbrıslı Rumların KOP’sine 1960 yılında tam üyelik verildi. Bu, hem Kıbrıslı Türklerin, hem de Rumların kendi spor düzenlemelerini yapma hakkı olduğunu belirten 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’na aykırıydı.

• Kuzey Kıbrıslı futbolcular FİFA’YA KAYITLI HİÇ BİR TAKIMA karşı oynayamaz. Dostluk ve gençlik maçları da bu yasağa dahildir.

• Şubat 2006’da Kuzey Kıbrıs’tan bir takımla Monako Devleti arasındaki bir dostluk maçı yasaklandı. Bu maç, yedi ay öncesinden planlanmıştı ve yasaklama kararı maçın yapılacağı tarihten bir hafta önce verildi.

• Kuzey Kıbrıs, ilk kez yapılacak ve resmen “VAR OLMAYAN ULUSLAR” Dünya Kupası’na, ev sahipliği yapacak. N-F Kuruluşunun 16 takımının katılacağı, Viva Dünya Kupası turnuvası, 2006 Kasım ayında yapılacak

• Kuzey Kıbrıs’ta insanlar futbolu aşırı derecede seviyorlar. Her yaştan kayıtlı, 4 bin oyuncu vardır – bu toplam nüfusun ellide biri demektir!

• Kıbrıslı Rumların dayattıkları ambargolar yüzünden, Kıbrıs Türkleri, kulüp ve federasyonları olmak üzere, tüm uluslararası spor turnuvalarına katılması yasaklanmıştır.

• Nisan 2005’de, Kıbrıslı Rumların denetimindeki Kıbrıs Futbol Federasyonu (KFF), İngiliz Huddersfield Town AFC futbol takımının Kuzey Kıbrıs’ta bir dostluk maçı oynamasını yasakladı.

• FİFA’nın tüzüklerinden biri şöyle der: ‘Bir ülke, kişi ya da halk grubuna karşı, etnik köken, cinsiyet, dil, din ya da herhangi bir başka gerekçeyle ayrımcılık yapmak kesinlikle yasaktır ve üyeliğin askıya alınması ya da çıkartma ile cezalandırılabilir.” Buna karşın FİFA Kıbrıslı Türklere karşı yasak uygulamaktadır!

• FİFA’nın Kıbrıslı Türklere karşı 50 yıldır süren yasağı düşük ücret, kötü koşullar ve fırsat yokluğu sonucunu doğurmuştur. Oyuncuların bir çok nesli, yabancı bir rakip takıma karşı oynama olanağını hiç bulamamıştır.

• Eylül 1998’de FİFA, Alman futbol takımı Bad Lippspinge’ye, Kıbrıs Türk takımı Çetinkaya’ya karşı oynadığı için 20 bin ABD Doları para cezası vermiştir.

Maalesef hala biz işgalci ülke konumundayız Kıbrıs'ta. Ve Türkler Kıbrıs Cumhuriyeti'ne bağlı azınlık olarak hayatlarını sürdürmekte Avrupa'nın gözünde.
Belki de bunlar 30 sene önce çözülebilirdi. Merhum Ecevit Amerika ve Avrupa'nın baskılarını görmezden gelmiş ve adaya askeri harekatı başlatma cesaretini göstermiştir. (Adada Türk varlığını koruyarak, aslında Türkiye Cumhuriyeti'nin orta vadeli geleceğini garanti altına almıştır.Akdeniz'de yüzyıllardır stratejik noktadır Kıbrıs.) Ama askeri harekatın hemen sonrasında barış masasında Avrupa'ya haklarımızı kabul ettirmek yerine, oy kaygısına düşmüş ve ülkeyi erken seçime götürmüştür. Bu yüzden hala çözülememiş, işgalici ülke statümüz devam etmektedir. Kıbrıs'a çoğu alanda uygulanan ambargonun geçmişi buraya dayanmaktadır. Barış masasında çözemedik konuyu, bu günlere geldik maalesef. Üzücü olan taraf ise sorunu bir İngliz İnsan Hakları örgütünün çözme çabalaradır. Doğru ya bizim sözde insan hakları derneklerimizin, kuruluş amaçları herkesçe malum. Türkiye'yi uluslararası alanda etnik gruplara ayrılmış, azınlıkların yaşadığı bir ülke olarak göstermek, yurdun malum bölgesindeki karışıklıklara ön ayak olmak......
Yukarıda okudum, bir Alman klübü cezayı bile bile oynama cesaretini göstermiş, ve 20.000 dolar cezaya razı olmuş. Bizim 20.000 dolarımız da yok tabiki...

şurada da 'kıbrıs'ta sporu ilgilendiren ve Türkiye'nin tutumunu gösteren bir olay üzerine birşeyler yazmıştık
http://www.maxfutbol.com/birkac_milyona_satilan_milli_dava

Rumlar'ın her türlü baskısına rağmen sahasındaki KKTC bayrağını indirmeyen İngiliz Arsenal futbol takımının bu davranışı takdir topladı.

KKTC Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı
Turgay Avcı, konuyla ilgili olara Türk Ajansı-Kıbrıs'a (TAK) yaptığı açıklamada, Arsenal yönetiminin, Rumların yoğun girişimlerine karşın KKTC bayrağını indirmediğini ifade ederek, Arsenal yönetimin bu kararlılığı üzerine Rum yönetiminin şimdi de imza kampanyası başlattığını söyledi.

Rum tarafının, Kıbrıs Türkü ve KKTC'nin varlığına tahammül dahi gösteremediğini kaydeden Turgay Avcı, Arsenal yönetiminin kendi kararları neticesinde KKTC bayrağını sahalarında bulundurup, Rumların insanlık dışı politikalarını kabul etmemesinin, ilgili tüm taraflara örnek olması gerektiğini söyledi.

Avcı, şöyle devam etti:

''Halkımızın, Rum tarafının acımasızca sürdürdüğü ambargolar neticesinde diğer ülke futbol takımlarıyla maç yapamadığı, uluslararası alanda, kültürel, sportif ve sosyal aktivitelerde dahi olsa kendini temsil edemediği gerçeğini üçüncü taraflara sürekli olarak dile getirmekte, bu politikaların son verilmesini talep etmekteyiz.''

Turgay Avcı, özellikle İngiltere'de yaşan Kıbrıslı Türkleri, Arsenal takımının bu kararını desteklemeye de davet etti.

Arsenal'in KKTC tutkusu İngilizler'in dünyaca ünlü futbol takımı Arsenal'in "Emirates" isimli stadyumunda KKTC bayrağının da bulunduğu ortaya çıktı. İngiltere'de yaşayan ve Arsenal'e destek olan vatandaşların ülkelerinin bayraklarının arasındaki KKTC bayrağı, Rumlar'ı çılgına çevirdi. Rumlar bayrağın kaldırılması talebiyle Arsenal'i protesto ederken, İngiliz kulübün, "Kıbrıslı Türk taraftarlara ayrımcılık olur" diyerek bu talebe karşı çıktığı belirtildi. Arsenal Külübü, konuyu İngiliz İçişleri Bakanlığı ile görüştü ve onay aldı.

resmi olmayan şu bilgiye ulaştım ama doğruluğunu teyid edemedim , kktc'li bir isadamiyla olan sponsorluk anlasmasi sonucu emirates stadında kktc bayrağı dalgalanmaktadır.

Eylül 2007 tarihinde Fifa ve Uefa nezninde Kuzey Kıbrıs Türk Futbolu üzerindeki ambargoların kalkması üzerine bazı çalışmalar başlamıştı. 31 Temmuz günü Kuzey Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu (KTFF) başkanı Ömer Adal Zürih'e giderek bu çalışmaların ilk meyvesini almıştı. Neydi o? Kuzey Kıbrıs Türk takımları uluslararası dostluk maçları yapabilir izni idi. Peki gerçemiydi. Orası biraz muamma. Bu açıklama Ömer Adal tarafından yapıldı ama Fifa tarafından resmi bir açıklama yok. Üstelik bu bir teklifmiş. Teklifin içeriğinide açıklayamıyor Ömer Adal ama Kıbrıs Rum Federasyonuna katılın önerisi yapılmış ve geri çevrilmiş diye söyleniyor. ktffnet.org olması gereken resmi sitede açılmadığı için detaylı bilgi alamıyoruz. Ancak 23 Ağustos tarihli bir haber ya da Adal'ın ağzından yapılan açıklamalar bize gösterilen haberlerin pek de iç açıcı olmadığını kanıtı oldu. İşte o haber :
Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu Başkanı Ömer Adal, FIFA'nın Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu'na yaptığı önerilere, karşı öneri hazırlayarak cevap vereceklerini söyledi. Adal, FIFA'ya iletecekleri karşı önerilerin temelinde "KKTC sınırları içinde tam bir özerkliğe sahip olmak, buna bağlı olarak yabancılarla maç yapılması konusunda her defasında Rum tarafından izin almak yerine, kendilerine verilecek yetki ile bu izinleri kendilerinin vermelerinin" bulunduğunu söyledi.

Adal, FIFA'nın önerilerini toptan reddetmeleri halinde, Kıbrıs'ta artık siyasi çözüm olana kadar FIFA ile ilişkilerinin tamamen askıya alınacağını ve şu andaki mevcut yapıyı kendi içlerinde kapalı olarak sürdürmek zorunda kalacakları görüşünü belirtti.

Futbol Federasyonu Başkanı Adal, bu yüzden önerileri toptan reddetme yerine karşı öneri hazırlayarak FIFA'ya ileteceklerini ifade etti.

Ömer Adal, konuyla ilgili Amerikan ve İngiliz Büyükelçiliklerinin temsilcilerinin kendisini ziyaret ettiğini ve imkan varsa katkı koymak istediklerini söylediklerini de belirterek, yabancı diplomatlara görüşlerini aktardığını ve futbola çözüm bulabilmek için gerek Rum tarafı gerekse FIFA nezdindeki görüşlerine destek sağlamalarını istediğini kaydetti.

Adal, göreve gelmesinin ardından, daha önceki yönetimin başlattığı görüşmelerin bir devamı olarak FIFA Genel Merkezi'nde toplantıya katıldıklarını ve bu toplantıda kendilerine Kıbrıs'taki futbolcu sorununun çözümlenebilmesi için FIFA'nın hazırladığı önerilerin yazılı olarak verildiğini söyledi.

FIFA tarafından kendilerine sunulan bu önerilerin temelinin, "KTFF olarak Rum Futbol Federasyonu'na (KOP) üye olmalarının" öngörüldüğünü ifade eden Adal, bu üyeliği kabul ettikleri takdirde, "siyasi çözüme kadar geçerli olacak bir formül içerisinde, KKTC takımlarının yabancılarla maç yapmalarına izin verileceğini ve muhtemel çözümde takımların Rumlar ile rekabet edebilir bir seviyeye getirilebilmeleri için çeşitli projeler üretileceği ve bu projelere bağlı olarak altyapıyı geliştirileceğini" ifade etti.

Ömer Adal kendilerine sunulan öneriye göre, KTFF'nin hazırlayacağı projelere FIFA tarafından finansman sağlanacağını, ancak bu kaynakların aktarılabilmesi için FIFA'ya üye federasyon olan KOP'un üzerinden bu katkıların gelebileceğini kaydetti.

Bunun için kulüplerin, futbolcuların, hakemlerin, antrenörlerin ve futbolla ilgili tüm birimlerin FIFA'ya kaydolacağını, ama bütün bunların yine KOP üzerinden yapılacağını anlatan Adal, bu önerileri değerlendirmeye çalıştıklarını söyledi.

FIFA'ya öneriler ile ilgili cevap vermek için 15 Eylül'e kadar zamanları olduğunu dile getiren Adal, konuşmasına şöyle devam etti; "Önerileri toptan reddettiğimiz takdirde artık siyasi çözüme kadar FIFA ile ilişkiler tamamen askıya alınmış olacak ve mevcut yapımızı kendi içimizde kapalı olarak sürdürmek zorunda kalacağız. Bunu yapmayı düşünmüyoruz. Yönetimlerin devamlılığı vardır. Dolayısıyla önerileri toptan reddetme yerine karşı öneri hazırlayarak FIFA'ya ileteceğiz"

Adal "Bu çözüm şekli siyasi çözüme kadar"

Adal ayrıca "Bu önerilerin bize göre temeli, kendi bölgemizde KKTC sınırları içinde tam bir özerkliğe sahip olmak düşüncesindeyiz. Buna bağlı olarak yabancılarla maç yapılması konusunda her defasında Rum tarafından izin almak yerine, bize verilecek yetki ile bu izinleri bizim vermemizi öngörüyoruz. Yine projelerin geliştirilmesi için kaynak talebinde, kaynağın doğrudan FIFA'dan talep edilmesi düşünülüyor" şeklinde açıklamalarda bulundu.

Futbol Federasyonu Başkanı Ömer Adal "Bu çözüm şeklinin onların da belirttiği gibi siyasi çözüme kadar geçici olacağı dikkate alındığında, bulunacak siyasi çözümde daha farklı bir yapı öngörülmesi halinde o yapının futbolda da aynen uygulanmasının zorunlu olmasını istiyoruz. Ömer Adal, konuyu önce yönetim kurulunda tartışıp karar vereceklerini, sonra da kulüplerle bir araya gelerek Genel Kurul'un onayına sunacaklarını, bu onayı aldıktan sonra da FIFA'ya göndereceklerini söyledi. Adal, konunun, 15 Eylül'e kadar zamanın olmasına rağmen çok titiz bir çalışmayı gerektirdiğini belirterek, devletin ilgili birimlerinin de bu konuda kendilerine destek vermesi gerektiğini, çünkü konu futbol olmasına rağmen alınacak kararları federasyonun tek başına uygulama şansının olmadığına dikkat çekti.

Adal "Devlet de onay vermeli"

"Devletin de buna onay vermesi gerekir" diyen Adal, bu nedenle düşüncelerini gerek Cumhurbaşkanına gerek diğer ilgililere aktarıp onların da onayını aldıktan sonra FIFA'ya bildireceklerini kaydetti.

KTFF Başkanı Ömer Adal, son günlerde çeşitli makamların FIFA'nın yaptığı önerilerle ilgili olarak görüş ortaya koymaya başladığını anımsatarak, şöyle devam etti, "Önerilerin ayrıntılarını bilmeden de ortaya görüş koyanlar vardır. Herkesin odaklandığı nokta Rum Futbol Federasyonu'na üye olunmasıdır. Buna karşı çıkanların alternatif çözüm önerilerini de ortaya koymaları gerekir. Bu konuda üretilecek her türlü fikre saygımız var ve ihtiyacımız var."

Adal "Çözümlerin geçici olacağı göz ardı edilmesin"

Adal, konunun ister istemez siyasetle iç içe olduğunu, ancak çıkış yolu bulmak için olaya siyasi gözlüklerle bakılmaması gerektiğini belirterek, bulunacak çözümlerin tamamen geçici olacağının da göz ardı edilmemesi gerektiğini, bu yüzden iyi niyetli ve çözüm yanlısı bir tutum içerisinde olmaları gerektiğini vurguladı.

Ömer Adal, bir soru üzerine, önerilerde bir formülle anlaşma yaptıktan sonra Kıbrıs konusunda siyasi çözüm bulunamaması durumuyla karşı karşıya kalınması durumundaysa bu anlaşmayı bozma ve Rum Futbol Federasyonu'ndan üyeliğinden ayrılmayı deklere etmenin tamamen KTFF'nin elinde olduğunu kaydetti.

Adal 'bugün elimizde ne var ve önerileri kabul edersek ne kaybedeceğiz' sorularına doğru cevaplar vermemiz halinde daha sağlıklı karar verebiliriz" görüşünü dile getirdi.

Konunun öneminin çok büyük olduğunu ve uluslararası topluluğun da bu konuyla ilgilendiğini ifade eden Ömer Adal, konuyla ilgili geçen hafta Amerikan Büyükelçiliği yetkililerinin, bu hafta da İngiltere Büyükelçiliği yetkililerinin kendisini ziyaret ettiğini kaydetti. Adal, yabancı diplomatların KTFF'yi ziyaretleri konusunda basında çeşitli spekülatif haberler çıktığını, bu yüzden konuya açıklık getirilmesinin yararlı olacağını belirterek, bu konuda şunları kaydetti:

Adal "Elçilikler katkı koymak istedi"

"Amerikan ve İngiliz elçilikleri (FIFA tarafından) yapılan önerileri merak ettiklerini ve imkan varsa katkı koymak istediklerini söylemektedirler. Bu tip ülkeler uluslararası kuruluşlar üzerinde etkin ülkelerdir. Dolayısıyla görüşlerimizi ve beklentilerimizi onlara anlatmamızda büyük yarar vardır. Çünkü hazırlayacağımız karşı öneriler için yabancıların desteğine de ihtiyaç vardır. Görüşlerimizi onlara aktardık ve futbola çözüm bulabilmek için gerek Rum tarafı gerekse FIFA nezdinde görüşlerimize destek sağlamalarını istedik.

Tarihe baktığımızda çok uzun süre güney ve kuzeyin birlikte maç yaptıklarını ve tek bir federasyonları olduğunu görüyoruz. Ancak 1955'te EOKA örgütünün baskıları ve klisenin zoru ile türkler federasyondan ihraç edildi ve her iki toplum da ayrı ayrı federasyonlarda kendi liglerini kurarak maçlarına devam etti. Fifa'ya yapılan başvurularda Fifa'nın tercihi Güney Kıbrıs yönünde oluncada Kuzey Kıbrıs türk futboluna bugüne kadar devam eden ambargo konmuş oldu.

iddaa oynamayı sewiyoruz :):):)