SUÇ
İddianame içerisinde şüpheli bazlı değinilmiştir.
SUÇ YERİ
İstanbuI, Giresun, Karabük, Sivas, Ankara, Eskişehir, Diyarbakır, Trabzon, İzmir, Kayseri, Bursa ve Manisa
SUÇ TARİHİ
03.07.2011 ve öncesi.
SEVK MADDELERİ
iddianamenin son kısmında yer verilmiştir.
DELİLLER
İddia, iletişim tespit karar ve tutanakları, fiziki takip tutanakları, arama, el koyma, yakalama, gözaltı karar ve tutanakları, telefon detay inceleme ve sim kart çözüm tutanakları, banka hesap dökümleri, şüpheli/tanık/müşteki ifadeleri, mahkeme sorguları, tutuklama, adli kontrol kararları, vekaletnameler, ekspertiz raporları, emanet eşya makbuzları, ceraim evrakları, ayırma-birleştirme kararları, adli, sicil ve nüfus kayıtları ile tüm soruşturma evrakı kapsamı.
TANIKLAR
İdris Ekmekçi, Abdulkadir Timuçin Kalender, Pınar Tapan, Ergin Akçay, Hazer Akil, Levent Polat, Billur Tuğba Kakışım, Murat Aygörmez, Ömer Bedük, Aybars Canbay, Kamil Yıldız, Yıldırım Demirören, Zihni Deniz Derinsu, Seher Nurgün Olgun, Mehmet Işık Eyigüngör, Sabahattin Rahmi Eyüboğlu, Aziz Yılmaz, Hakan Bilal Kutluay, Hulusi Belgü, Aram Markaroğlu, Ömer Temelli, Bedia Çiğdem Modey Demir, İbrahim Ethem Hacıosmanoğlu, Ahmet Kanğı, Kenan Şentürk, Onur Tuncer, Mahmut Tekdemir, Samuel Tobias Holmen, Cihan Haspolatlı, Sadrettin Fırat Kocaoğlu, Hüseyin Göcek, Fırat Aydınus, Emrah Eren, Mehmet Ali tunç, Volkan Bekiroğlu, İsmail Güldüren, Ayşe Dudu Turacı, Mehmet Tahir Kum, Halil Özer, Hacer Lube Ayar, Uğur Uçar, Stefan Senecky, Milan Lednicky, Muhammet Özdin, Aydın Toscalı, Rüştü Ender Yurtgüven, Gamze Uygun, Fahri Tatan, Serkan Balcı, Musa Aydın, Labinot Harbuzi, Hurşut Meriç, Serkan Çalık, Murat Kalkan, Aykut Demir, Mehmet Akgün, Turgun Doğan Şahin, Randall Azofeifa Corrales, Orhan Şan, Hasan Hilmi Öksüz, Gökdeniz Karadeniz, Muammer Bayram, Ali Kolat, Doğan Ürgüp, Kürşat Ergün Aydın, Hasan Ali Kaldırım, Yakup Aydın, Semih Kufacı, Oktay Gün, Deniz Eşbulan, Yavuz Akbulut, Gülcan Şahin, Mesut Erdoğan ve Arif Usta
Comments
İddianame Mahkemeye Gönderildi
İddianame'nin açıklanması diye bir durum yok aslında. Savcının hazırladığı şike iddianamesi 16. Ağır Ceza mahkemesine gönderildi. İddianame'nin içeriği ise yavaş yavaş medyaya sızıyor. Tüm bilgiler toparlansın buraya gireceğiz.
Şike İddianamesi detayları
Medyada yazılan ilk detaylar:
- Fenerbahçe Kulübü Başkanı Aziz Yıldırım, 6 kez nitelikli dolandırıcılık, 4 kez şike, 3 kez de teşvik ile de suçlanıyor. Aziz Yıldırım iddianamede haksız ekonomik çıkar sağlamak için örgüt kurmakla suçlanıyor.
- 83 kişi hakkında takipsizlik kararı verildi. Bu isimler arasında Emre Belözoğlu, Melih Gökçek, Mahmut Özgener, Sinan Engin, Yılmaz Vural ve Erman Toroğlu gibi isimler var.
- 14 futbolcu şike girişiminde bulunmakla suçlanıyor. Şike iddianamesinde futbolcular Mehmet Yıldız, Emenike, Ümit Karan, Sezer Öztürk, İbrahim Akın, İskender Alın, Serdar Kulbilge, Mahmut Boz, Sercan Yıldırım, Gökçek Vederson, Korcan Çelikay, Murat Şahin, Mustafa Ulaş Ortakaya'nın isimleri şüpheli olarak yeralıyor.
- İddianamede 10 müşteki var, Türkiye Futbol Federasyonu da de müştekiler arasında...
- Türkiye Futbol Federasyonu Başkanvekili Göksel Gümüşdağ şike anlaşması yapmakla suçlanıyor.
- İddianamede 8 takım yeralıyor. Bu takımlar: Fenerbahçe, Beşiktaş, Mersin İdman Yurdu, Manisaspor, Trabzonspor, Sivasspor, Girensupor, İstanbul Büyükşehir Belediyespor
- Giresunspor Kulübü Eski Başkanı Olgun Peker, silahlı suç örgütü kurmakla suçlanıyor.
- Beşiktaş Kulübü Yöneticisi Serdal Adalı ve Beşiktaş Teknik Direktörü Tayfur Havutçu şikeden, Trabzonspor Başkanı Sadri Şener ile Trabzonspor Kulübü Yöneticisi Nevzat Şakar teşvikle suçlanıyor.
- İddianamede Aziz Yıldırım'a bağlı faaliyet gösteren 19 kişi anlatılıyor, Olgun Peker'e bağlı ise 13 şüpheliden bahsediliyor..
- Şike soruşturmasında Galatasaray'ın dosyası ayrıldı. Sarı-kırmızılı kulüp ile ilgili soruşturma devam ediyor.
- İddianamede 2 gizli tanık var. 1'i Olgun Peker ile ilgili ifade verdi, diğeri ise Ergenekon davasında da yer alan gizli tanık. Bu gizli tanığın Aziz Yıldırım ile Sedat Peker'in bağlantılarını anlatıyor.
- İddianamede 70 ek delil klasörü yer alıyor. İddianamede teknik takip fotoğrafları da var.
Bazı Futbolcular Stada Giremeyecek
Futbolda şike soruşturması sırasında kulüp binası aranan ve eski genel müdürü Adnan Sezgin'in ifade verdiği Galatasaray Spor Kulübü hakkında da soruşturma devam ediyor. Galatasaray ile ilgili dosya ayrıldı. Savcı Mehmet Berk dosya hakkındaki incelemesini sürdürüyor.
İddianamede 14 futbolcu ise şike girişiminde bulunmakla suçlanıyor. Mehmet Yıldız, Emmanuel Emenike, Ümit Karan, İbrahim Akın, Sezer Öztürk, İskender Alın, Serdar Kulbilge, Mahmut Boz, Gökçek Vederson, Korcan Çelikay, Murat Şahin, Mustafa Ulaş Ortakaya iddianamede şüpheli sıfatıyla yer alıyor.
Şüpheli sıfatı ile iddianamede yer alan futbolculardan birisi ise sezon başında Bursaspor'dan Galatasaray'a transfer olan Sercan Yıldırım...
Savcılık, iddianamede şike ve teşvikle suçlanan futbolcu ile kulüp yöneticilerinin statlara girememesi yönünde karar aldı. Karara ilişkin yazı kolluk kuvvetlerine gönderilecek.
Mahkeme İddianemeyi kabul etti
İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Futbol'da Şike Davası kapsamında hazırlanan iddianame mahkeme tarafından kabul edildi.
Davanın ilk duruşması 14 Şubat 2012'de görülecek.
Tff İddianame ile ilgili konuştu
"Artık hiçbir şey eskisi gibi olamayacak. Biz belgelerin gelmesini bekliyoruz. Etik Kurulu çalışmalarına hemen başlayacak. Şahıslarla ilgili kararı en kısa sürede vereceğiz. Daha önce de açıkladığımız gibi, sezon bu şekliyle sona erecek. Şahıslar hakkında kararı mümkün olan en kısa sürede vermek istiyoruz. Ama kulüplerle ilgili kararımızı sezon sonunda vereceğiz"
M. Ali Aydınlar
Trabzonspor Açıklaması
Futbolda 3 Temmuz 2011 tarihinde başlayan malum gelişmelerin ardından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uzun süreli soruşturma üzerine hazırlanan iddianame İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilerek mahkeme tarafından kabul edilmiştir.
Söz konusu iddianame dün itibariyle tamamı bilinecek şekilde kamuoyuna açıklanarak taraflı tarafsız tüm kesimlerin bilgisine sunulmuştur. Elbette bu iddianamenin içeriğiyle ilgili gerekli yargılama süreci mahkeme tarafından yürütülerek tamamlanacaktır.
Yapmış olduğumuz bu açıklama esas üzerinden mahkeme sürecini etkilemeye yönelik savunma değil, sadece büyük bir kitleye hitap eden kulübümüzün konuya ilişkin duruşunun vurgulanması adına yapılan hareket olarak değerlendirilmelidir. Yüce Türk adaletinin eldeki tüm bilgi, belge ve deliller ışığında mahkeme sürecini tamamlayarak en hakkaniyetli kararı vereceğinden en ufak bir şüphemiz yoktur.
Kulübümüz açısından bakıldığında soruşturmanın başladığı ilk günden bugüne kadar kamuoyuna vermeye çalıştığımız mesajların doğruluğu iddianamenin ortaya çıkmasıyla bir defa daha teyid edilmiştir.
Savcılık makamının hazırlamış olduğu ve İstanbul 16. Ağır Ceza mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamenin içerisinde Başkanımız ve Asbaşkanımız’a yönelik iki ayrı müsabakadan dolayı teşvik primi verme girişiminde bulunduğu iddia edilmiştir. Ancak bu iddiaya rağmen Başkanımız ve Asbaşkanımız tarafından 6222 sayılı kanunun 11. maddesinde belirtildiği şekilde herhangi bir başka kişiye veya kişilere karşı kazanç ya da menfaat temin edildiğine dair ne ilgililerin ifadeleri ne de dosya kapsamı içerisinde herhangi bir delil mevcuttur.
Zira; iddianamenin savcılık mütalaası bölümünde bu durum açıkça dile getirilmiş ve aynen, “..... Mecnun Odyakmaz’ın şüphelilerle anlaşıp tekliflerini kabul ettiğine dair somut delil elde edilememiştir” ifadesi kullanılmıştır.
Ayrıca Fenerbahçe-MKE Ankaragücü maçına yönelik olduğu iddia edilen telefon görüşmelerinin muhataplarından biri olan MKE Ankaragücü Onursal Başkanı Sayın Melih Gökçek hakkında takipsizlik kararı verilmiş olmasına ve bu görüşmenin sonuçlarıyla ilgili somut delil elde edilememesine rağmen bahse konu durumdan dolayı Başkanımız’ın iddianamede yer alması da bizim açımızdan beklenmedik bir durum oluşturmuştur.
Yine Sayın Melih Gökçek’in ifadelerinde de, belirtilen görüşmede muhataplarından teşvik primi talebi geldiği yönünde bir tespitinin olmadığı açıkça dile getirilmiştir.
Savcılık makamı tarafından teşebbüs/girişimden öteye geçmediği iddia edilen eylemlerin hiçbirinde kulübümüz adına direkt olarak teşvik primi verilmesi aracılığı için hiç kimse aranmamıştır.
Kamuoyuna açıklanan iddianamede açıkça görüldüğü gibi kulübümüz bünyesinde yer alan hiçbir şahsın menfaat ve kazanç olarak nitelendirilebilecek eylemler içerisinde bulunduğu yönünde en ufak bir girişim söz konusu değildir.
Diğer bir ifadeyle Başkanımız ve Asbaşkanımız’ın yaptığı konuşmaların tamamı olaylarla veya teşvik primi gönderileceği iddia edilen kulüplerle birebir ilişkisi ya da resmi bağı bulunmayan kişilerledir. Bu durum yukarıda da belirttiğimiz gibi kazanç veya menfaat sağlanılması sonuçlarının hiçbir suretle oluşmadığının ispatlanması adına son derece önem taşımaktadır.
Yine MKE Ankaragücü Kulübü’yle yürütüldüğü iddia edilen görüşmelere yönelik savcılık yorumunda da, “…… Hamdi Akın ile Melih Gökçek’in şüphelilerle anlaşıp tekliflerini kabul ettiklerine dair somut delil elde edilmemiştir” cümlesine yer verilmiştir.
Sonuç itibariyle; gerek iddianamenin içeriği gerek kamuoyuna yansıyan görüşmeler ve telefon kayıtları itibariyle kulübümüzün ve yöneticilerimizin 2010-2011 sezonunda oynanan Spor Toto Süper Lig müsabakalarının sonuçlarını değiştirme yönünde hiçbir katkılarının olmadığı açıkça görülmektedir.
Bu vesileyle; sporcularımızın alın terlerini akıtarak topladıkları 82 puanın tamamı helal puanlardır ve oyuncularımızın emekleriyle kazanılmıştır.
Bu konudaki görüşümüz ve duruşumuz sürecin başından beri aynı olmuş, üzerimize maksatlı olarak gelen çevreler bulunmasına rağmen hiçbir değişiklik göstermemiştir.
Yine aynı dönemde Trabzonspor camiası ve büyük taraftarı olaya son derece hassas ve sağduyulu bakış açısıyla yaklaşmış, hiçbir tahrike kapılmamış ve büyük bir vakurla kulübünün arkasında durmayı başarmıştır.
Bir kez daha altını çizmek istiyoruz ki; Trabzonspor Kulübü’nü yönetenler tarihin kendilerine verdiği misyon gereği bugüne kadar onların başını öne eğecek hiçbir eylemde bulunmamış ve bundan sonra da bulunmayacaktır.
Kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.
TFF'den İddianame Açıklaması
Türkiye Futbol Federasyonu Etik Kurulu Başkanı ve Gediz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Atalay, ''futbolda şike iddianamesiyle'' ilgili olarak, ''İddianamenin temelini teşkil eden deliller, bize ilk olarak sevk olunan evrakın 3 katı kadar'' dedi.
Prof. Dr. Atalay, Hukuk Bilimleri Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen ''Hukuk ve etik'' konulu söyleşide yaptığı konuşmada, bir spor müsabakasında doping almanın etik olmadığını, teşvik primi vermenin de kimyasal olarak olmasa da maddi bir destek olduğunu ve dopingle aynı anlama gelebileceğini söyledi.
Disiplin hukukunun, ceza yargılamasının vereceği cezayı beklemek zorunda olmadığını kaydeden Atalay, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Disiplin kurulu veya ceza vermeye yetkili kurul tarafından ceza verilen kişilerin ceza yargılaması sonunda o fiili işlemedikleri ortaya çıkar ve kesin hüküm olarak dönüşürse, disiplin yargılamasından iade-i muhakeme olur mu? Biz de buna göre usul kanunumuz yok. Disiplin ve ceza hukuku farkı değerlendirmelere tabidir. Disiplin kurullarının ceza verdiği kulüp veya kişi, mahkemenin bu suç işlenmediğini, böyle bir şey olmadığını tespit ettiği durumda TFF'ye veya kurul üyelerine karşı tazminat davası gündeme gelmez diye düşünüyorum.
Bir disiplin kurulu değerlendirmesi, sadece 'bir kural ihlali var mı' değerlendirmesidir ve ceza hukukundaki ispat ölçüsüyle disiplin hukukundaki ispat ölçüsü farklıdır. Ceza yargılamasındaki ispat ölçüsü hakimin karar vermesi için ulaşması gereken kanaatin derecesidir. Ceza yargılamasında hakimin vicdani tam ispattır, sıfır şüpheli ispattır. Oysa disiplin hukukunda, ispat derecesi yaklaşık ispata düşer.''
Prof. Dr. Atalay, Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunun gerekli olduğunu, yasadaki cezaların çokluğunun tartışılmasının hazırlık aşamasında da dile getirildiğini belirterek, ''Bu konuda Kulüpler Birliği uyarıldı. Yasa, ceza adaleti bakımından çok fazla tartışılmadan ilk hali kabul edildi. Ancak, daha sonra dünya normlarına geri getirildi'' diye konuştu.
İddianamenin açıklanması
Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Prof. Dr. Oğuz Atalay, bir basın mensubunun, etik kurulun ilk açıkladığı raporla iddianamenin aynı doğrultuda olup olmadığını sorması üzerine şunları söyledi:
''İddianame açıklandı ve delillerin üzerindeki gizlilik kararı kalktı, kamuoyuyla paylaşılmaya başlandı. Ancak, şu anda TFF bünyesinde disiplin soruşturması bitmedi. Soruşturma devam ediyor. Soruşturma devam ederken, soruşturmayı yapan kurulların üyelerinin, hele de başkanının bu soruşturmanın içeriğiyle ilgili açıklamada bulunması ayrı bir etik kural ihlalidir. Soruşturmanın geçici raporu ile ilgili herhangi bir şey söyleyemem. Ama iddianame tartışılacaktır kuşkusuz, kimisi haklı bulacaktır, kimisi abartılı bulacaktır. İddianamenin düzenlenmesine temel teşkil eden deliller, daha önce etik kurula sevk olunan evrakın 3 katı kadar. Yanlış hatırlamıyorsam tahmini 26 klasördü, şimdi 70 klasör. Etik kurulun incelemediği, incelediğinin 2 katından fazla belge ve bilgi var. Bunlar incelenmeden, ifadesine başvurulacak ilgililer dinlenmeden etik kurulu raporunun mükemmel hale gelmesi veya etik kurulu üyelerinden bir tanesinin bir şey söylemesi veya onun adına çıkıp 'çakma raporu' satmaya çalışması gülünecek iddialar.
O yüzden en net olan bir şey söyleyeyim, soruşturma bitmemiştir, soruşturma gizlidir. Bu konuda savcılığın verilerinden başka bizim başvuracağımız ifadeler söz konusu olacaktır. Ondan sonra da oturup çalışacağız ve rapor hazırlayacağız. Soruşturmanın gizliliği ceza soruşturmasının delillerin gizliliğiydi, bizde ise disiplin soruşturmasını yapan kişiler, soruşturmanın ilgililerinden başka dışarıda hiç kimseye beyanda bulunamaz. Bu zaten soruşturma bittiğinde etik kurulu raporu ve ona dayanan yönetim kurulu kararı şeklinde sonuçlanacaktır.''
Aziz Yıldırım'dan Platini'ye iddianame ile ilgili mektup
Aziz Yıldırım'ın Platini'ye gönderdiği ve sarı-lacivertli kulübün internet sitesinde de yayınlanan mektup şöyle:
"Sayın Michel PLATINI
UEFA Başkanı
Fenerbahçe Futbol takımının taraf olduğu davada, tarafımızca henüz cevap hakkımız kullanılmadan sadece bir yığın iddiadan ibaret "İddianame" nin "tek ve kesin delil" olarak kullanılmak üzere size ve CAS mahkemesindeki dosyaya sunulduğunu öğrenmiş bulunmaktayım.
Gerek Uluslararası sözleşmeler ve Gerekse Uluslararası Ceza Hukuku Evrensel Normları açısından "İddianame" hiçbir zaman " Yeterli ve Kesin Delil" olarak addedilemez. Burada yazılanlar ve öne sürülenler yalnızca birer iddiadan ibarettir. Bu iddialar yığını, maalesef ülkemizde geçerli olan ancak çağdaş Avrupa hukuku tarafından asla kabul görmeyen "Özel Yetkili" olarak adlandırılan "Kişi ve Kurumlar" tarafından hazırlanmıştır. Dolayısıyla, Kurumunuzun bu belgeyi dosyaya sunmadan önce ilk olarak göz önüne alması gereken husus; bu iddianamenin UEFA’ya üye ülkeler tarafından bugüne kadar her platformda eleştirilen "Özel Yetkili Savcı ve Mahkemeler" ile Spor Hukuku alanında hiçbir uzmanlığı bulunmayan "Emniyet birimleri" tarafından düzenlenmiş olduğu hususudur.
Sonuç olarak UEFA gibi saygın ve çağdaş hukuk anlayışını kabul eden ve uygulayan bir kurumun; delil olarak, bu ilke ve prensiplere tamamen karşı usullerle tanzim edilen bu "iddia yığınını"nın sahiplenilmesinin doğuracağı sorumluluk, tamamen tarafınıza ait olacaktır.
Bununla birlikte, bu iddialar yığını sebebiyle, Fenerbahçe Başkanı olarak ben ve Yönetici arkadaşlarım, 7 aydır tutuklu olarak yargılanmaktayız. Ancak bizler için aslolan Fenerbahçe’nin menfaatleri ve bekasıdır.
Bu nedenle, henüz iddianameye karşı beyan ve savunmalarımız alınmadan yaratılmaya çalışılan infialin UEFA nezdinde de yaşanmasını önlemek kulüp başkanı olarak benim birinci görevimdir. Gerek hukuk anlayışım, ve gerekse yargı sürecine olan saygım nedeniyle duruşma tarihi olan 14 Şubat 2012 tarihine kadar savunmalarımı açıklamam hukuken mümkün değildir. Ancak tek taraflı olarak düzenlenen ve futbolun gerçekliklerinden tamamen uzak olan iddianamenin şimdilik bazı bölümlerini sizlerle paylaşmak mecburiyeti ortaya çıkmıştır.
Zira "Tek ve Kesin Delil" olarak size de ulaştırılan ve CAS’taki dosyaya giren bu belgenin tüm hukuki sorumluluğunu üstlenmiş olduğunuzu varsayarak aşağıda yer alan hususların tarafınızca cevaplandırılmasını talep etmekteyim.
1-UEFA’nın elinde Özel Yetkili Savcı imzasıyla düzenlenmiş kaç adet iddianame bulunmaktadır? 02.11.2011 ve 02.12.2011 tarihlerinde düzenlenen iki farklı tarihli iki iddianame de UEFA’da mevcut mudur? Özellikle 02.12.2011 tarihli iddianame tarihi üzerinde neden ve niçin elle düzeltme yapılma ihtiyacı hissedilmiştir?
Bu iki iddianame arasındaki fark, 20.11.2011 tarihinde gözaltına alınan TFF Başkanvekili Göksel GÜMÜŞDAĞ’ın ifadesinin alınması gerekliliğinden mi kaynaklanmaktadır? Bu kişi kimdir? Siyasi bir kimliği var mıdır? Neden bu kişi soruşturmanın sonunda ve hatta ilk iddianamenin tanzim tarihinden sonra gözaltına alınarak iddianameye dahil edilmek istenmiş ve bu yüzden iddianame üzerinde elle düzeltme yapılmaktan çekinilmemiştir? (Ek 1 No’lu Belge)
UEFA nezdinde ve UEFA’ya üye hangi ülkede, üzerinde ve içeriğinde tahrifat olan bu tip bir belgeye itibar edilir? Böylesi bir belge yüzünden Kulüplerin hakları nasıl olur da elinden alınabilir? Neye dayanarak Başkan ve Yöneticileri 7 ay tutuklu kalır?
2-Delil olarak kabul ettiğiniz söz konusu belgede, çok çarpıcı "Hukuki Maddi Hatalar" olduğunun farkında mısınız? Örneğin Milli Takımlar Altyapı sorumlusu Ersun YANAL’ın yardımcısı Seyit İbrahim KALENDER, Karabükspor Yöneticisi Seyit İÇGÜL ile karıştırılıp, Karabük maçında şike yapıldığı iddia edilmiş ve kendisinin telefonları dinlemeye alınmıştır. Yine benzer şekilde Fenerbahçe Spor Kulübü İdari Menajeri Hasan ÇETİNKAYA’yı İsveç’te yaşayan menajer Hasan ÇETİNKAYA zannederek aylarca dinleyen ve başka kişiler dinlenerek Fenerbahçe – Ankaragücü maçında şike yapıldığı iddia edilen bu iddialar yığını, sizce hala kesin delil olarak kabul edilebilir mi? Ya da çağdaş hukuk normlarının geçerli olduğu hangi ülkede bir başkasının konuşmaları nedeniyle farklı kişi ya da kurumlar sorumlu tutulabilir? Siz, UEFA olarak bu şekilde bir delili kabul eder misiniz?(Ek 2 No’lu Belge)
3-"Transfer Şikesi" adı altında Uluslararası Spor Hukukunda düzenlenen bir ihlal ya da suç tipi var mıdır? Kesin delil olarak dosyaya sunulan iddia yığınında Fenerbahçe’nin Karabükspor ve Eskişehirspor maçlarında, "Transfer Şikesi" suçlamasıyla karşı karşıya olması evrensel spor hukuku normlarına uygun mudur ? Profosyonel Futbol Transfer Talimatı’nın 19.Maddesine göre "Oyuncunun bağlı olduğu kulübün rızası" transfer için tek yasal gerekliliktir. Buna karşın futbolcuların bağlı olduğu Kulüp Başkanlarının açık onayı dosyada mevcut iken Fenerbahçe Kulübü ve bizlerin transfer şikesi yaptığımız iddiaları sizlerce de kabul görmekte midir? Üstelik transferin karşı tarafı olan kulüp başkanı ve yöneticiler iddianamede sanık dahi değil iken bizler neden 7 aydır tutuklu durumdayız?
Bu hangi hukuk anlayışına girmektedir? (Ek 3 No’lu Belge)
4-Dinleme kararlarına esas teşkil eden ve bu soruşturmanın başlamasına gerekçe gösterilen konuşma tapeleri, tarafınızca suç unsuru içermekte midir? Örneğin şahsıma ait ekte sunduğum ve savcılıkça "Hakkımda dinlenme kararına gerekçe gösterilen bu tapelerde" suça konu konuşmalar nelerdir?
Eğer iddia makamı ile aynı kanaatte değil iseniz en başından hukuka aykırı bu operasyonun gayrı meşru ürünü olan bu iddianame sizler için halen kesin delil teşkil edebilmekte midir? (Ek 4 No’lu Belge)
5-Şike yapıldığı iddia edilen maçların suç isnatlarında kullanılan "Konuşma Tapeleri" aynı iddianamede birden fazla suç isnadında kullanılabilir mi ? Yada aynı tape birkaç maçın birden suç delili olabilir mi? Bu ağır hukuk ihlali çok etkin size kesin delil olarak sunulan dosyanın saygınlığını gölgelemez mi ?
6-Spor hukukuna göre anlaşma sağladığımız iddia edilen Eskişehirspor-Fenerbahçe maçı ile ilgili 7-8 oyuncunun ifadesine dahi başvurulmadan tarafımıza suç isnadı yapılması mümkün müdür? Ya da "oyuncularla hiçbir irtibat kurulamamasına rağmen" şeklindeki hukuki sonuca karşın, yine de maçta şike yapıldığı (Bursa-İBB) iddialarını içeren iddianame halen "Tek ve Kesin" deliliniz mahiyetinde midir? (Ek 5 No’lu Belge)
7-Sizlerin en yetkin ve hassas olduğu konu olan "Müsabakada Şike Eylemleri"ne konu iddiaya esas teşkil eden Fenerbahçe’nin tüm maç görüntüleri izlendiğinde, Fransız Takımı Olympigue Lyonnais’in 7-1’lik galibiyeti ile sonuçlanan müsabakayla bu maçlar arasında benzerlikler var mıdır? (Ek 6 No’lu Belge)
8-Kesin ve Tek deliliniz olan bu iddianameyi düzenleyenlerin, operasyonun başında "19 maçta kesin şike olduğunu" ve "Son 5 maçın sonucunu" bildiklerini söylemeleri ve ancak savunmalar dahi alınmadan bu tespitlerinden vazgeçmeleri, size delil olarak sunulan bu belgenin ciddiyetine gölge düşürmez mi ?
9-UEFA Başkanı Sayın Platini’ye 2007 Ağustos ayında hem de Fenerbahçe’nin şampiyon olduğu sezon, tarafımdan bizzat verilen ve Türkiye’deki futbolla ilgili şike, teşvik ve hakem olaylarını anlatan iki adet dosyanın akıbeti nedir ve bu dosya ile ilgili olarak ne gibi işlemler yapılmıştır? Ve bu işlemlerin sonuçlarından Fenerbahçe Spor Kulübü neden haberdar edilmemiştir ?
10- Futbolun yönetici ve idarecisi durumunda bulunan ancak kendisine üye kulüplerini savunamayan, Spor Hukukunu Adli yargıya terk eden, üyelerini başka federasyonlara şikayet etmekten çekinmeyen, savunmalarımız dahi alınmadan iddialar yığınını UEFA’ ya gönderen bir Federasyon ve Federasyon Başkanı sizce görevini layıkıyla yerine getirmiş kişi ve kurumlar olarak nitelendirilebilir mi?
Tek başına istifa kararı dahi alamayıp, Türkiye’nin en büyük Kulüp Başkanına "Kişiler" diyerek basın aracılığıyla cevap veren bu şahıslar, UEFA bünyesinde görev alabilirler mi? Müfettiş Cornu’ ya yarım gün içinde Fenerbahçe’nin eylemlerini ve şike dosyasını anlatan İlhan HELVACI’nın, aynı zamanda UEFA’da üstelikte başmüfettiş Cornu’nun alt kadrosunda görevli olduğu öte yandan aynı Helvacı’nın Sayın Cornu’nun CAS’a sunduğu raporun da "yalan" olduğunu söylediği düşünüldüğünde bu normal karşılanabilir mi?
Sayın Makamınızdan, şimdilik yanıtlanmasını istediğim hususlar bunlardır. Yukarıdaki soruların ışığında umudum, UEFA’nın iddianame dışında dosyaya koyabileceği başka bir delilinin olduğudur. Çünkü bu iddialar yığını hukuki gerçekler ve her tür hukuk normlarından tamamen uzaktır.
Unutulmamalıdır ki, bizim için Fenerbahçe’nin ve TFF’nin ve hatta Türk Yargısının her prensibi, her kararı, her tasarrufu hiçbir müdahaleye konu yapılamayacak kadar kutsaldır. Ve şikâyete konu dahi olamaz.
Ancak Fenerbahçe Kulübü’ne yöneltilen haksız, yanlı ve belli bir amaca yönelik, her türlü tasarruf, tarafımızdan hak ettiği cevabı hiçbir kurum ve kişi gözetilmeksizin alacaktır. Bilinmelidir ki, mücadelemiz şike eylemlerinin cezalandırılmasını önlemek değil, tarafımıza yapılmaya çalışılan hukuk şikesini ortaya çıkarmaktır.
Bu nedenlerle; bu mektubumu, son kamuoyu açıklamamla birlikte bilgilerinize sunarım.
Saygılarımla,
Aziz Yıldırım
Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı"
EKLER
Ek-1
İddianame 1: (Mahkemenin word formatında verdiği)
c- 6222 Sayılı Yasanın 11/7.maddesi uyarınca ("Suçun spor kulüplerinin veya sair bir tüzel kişinin yararına işlenmesi halinde, ayrıca bunlara, şike veya teşvik pirimi miktarı kadar idari para cezası verilir. Ancak, verilecek idari para cezasının miktarı 100.000 TL den az olamaz.")ilgili spor kulüpleri hakkında yasal gereğinin takdir ve ifası için,İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kabahatler Bürosuna GÖNDERİLMESİNE,
Karar verilmesi kamu adına iddia ve talep olunur. 02/11/2011
MEHMET BERK
İstanbul Cumhuriyet Savcısı 38203
İddianame 2: (Mahkemenin jpg formatında verdiği)
Ek-2
İDDİANAMEDEKİ HASAN ÇETİNKAYA BİLMECESİ
1. İddianamenin 9 ncu sayfasında, Hasan Çetinkaya 49 no.lı şüphelidir. Adresi, "Gaziantep Spor Klubü Tesisleri" olarak gösterilmiştir. Bu Hasan Çetinkaya, aslında Fenerbahçe SK idari menajeri olup, zamanında Gaziantep SK Genel Menajerlik görevini yapmış Hasan Çetinkaya’dır. İddianameyi kabul eden Özel Yetkili İstanbul 16 Ağ.Cz.Mah. tarafından, hazırlıkta ifadesi İstanbul’da alındığı halde –herhalde google yanılması- ifadesinin tespiti için Gaziantep Ağır Ceza Mahkemesine tensip tutanağı ile talimat yazılmıştır.
2. İddianamenin 391 nci sayfasında; bu sefer 36 no.lı şüpheli olarak Fenerbahçe SK İdari Menajeri Hasan Çetinkaya hakkında ceza talep edilmiştir. Hazırlıkta ifadesi alınan da bu kişidir. Ancak, 16 Ağ.Cz.Mah. tarafından, kendisi 14 Şubat 2012 tarihli duruşmaya çağrılmamış, Gaziantep’e giderek oradaki Ağır Ceza Mahkemesine ifade vermesi istenmiştir.
3. Sporcu menajeri olan İsveç doğumlu Hasan Çetinkaya’da "ikinci" kişidir. Doğan Ercan isimli şüphelinin arkadaşı/ortağı olan bu Hasan Çetinkaya da, Fenerbahçe SK idari menajeri olan Hasan Çetinkaya yerine dinlenmiş ve iddianameye bu tapeler de diğer Hasan Çetinkaya aleyhine delil olarak konulmuştur. Bu tapelerin orijinal kayıtları da mevcuttur. Üstelik sunduğumuz bu tapeler, hazırlık ifadesi sırasında Fenerbahçe SK idari menajerine sorulmuş, kendisi Doğan Ercan’ı tanımadığını, bu tapelerdeki Hasan Çetinkaya’nın kendisi olmadığını da beyan etmiştir.
Özetle,
Fenerbahçe SK idari menajeri Hasan Çetinkaya dinlenmek istenmiş, bunun yerine İsveç’te yaşayan menajer Hasan Çetinkaya dinlenmiş,
Dinlenen Hasan Çetinkaya’nın bu tapeleri diğer Hasan Çetinkaya aleyhine delil olarak iddianameye konulmuş,
Bu ifadelerle Fenerbahçe SK menajeri Hasan Çetinkaya suçlanmış,
Olay tarihinde Fenerbahçe SK de idari menajer olan Hasan Çetinkaya hakkında iddianame açılmış, ancak kendisi mahkemeye sorguya çağrılmamış ve Gaziantep’e giderek ifade vermesi istenmiştir.
Netice: Hangi Hasan Çetinkaya sanıktır? Mahkemeye hangisi katılacaktır? Bir kişinin telefon görüşmeleri ile diğer kişi nasıl suçlanmaktadır? Bu ne biçim soruşturmadır? "nokta"
Ek-3
"EYLEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Soruşturma kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda elde edilen tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 08.05.2011 günü Karabük’te oynanan Karabük – Fenerbahçe futbol müsabakasında, Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütü tarafından,Karabük Spor futbolcusu Emmanuel Emenike ile; şüpheliler Mehmet Şekip Mosturoğlu ve Sami Dinç aracılığıyla, menajeri Erdem Konyar üzerinden; sezon sonunda Fenerbahçe’ye transferi vaat edilerek şike amaçlı anlaşıldığı, futbolcunun maçta sakatlığını bahane ederek oynamadığı, sezon sonunda Fenerbahçe’ye transfer edildiği, ayrıca Karabük Spor camiasında etkin olan TFF çalışanı Seyit İbrahim Kalender üzerinden de şike faaliyetlerinin yürütüldüğü, bu şahsın Karabük Spor’da bazı futbolculara ulaşarak (şahsın irtibat kurduğu bu futbolcular belirlenememiştir.) kendileriyle şike amaçlı görüştüğü, Aziz Yıldırım’ın talimatları doğrultusunda hareket eden şüpheliler Alaeddin Yıldırım ve Tamer Yelkovan’ın da bu eyleme iştirak ettikleri belirlenmiştir."
"EYLEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Soruşturma kapsamında yapılan çalışmalar sonucunda elde edilen tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; 09.04.2011 günü Eskişehir’de oynanan Eskişehirspor– Fenerbahçespor futbol müsabakasında, Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütü tarafından,Eskişehir Spor futbolcusu Ümit Karan ile; maçta kötü oynaması, karşılığında para alması ve bazı takım arkadaşlarını (Ümit Karan’ın irtibat kurduğu bu futbolcular belirlenememiştir.) bu amaçla organize etmesi için şike amaçlı anlaşma yapıldığı, ayrıca Eskişehir Spor teknik direktörü Bülent Uygun’la da şike anlaşmasına varıldığı, Aziz Yıldırım’ın talimatları doğrultusunda hareket eden şüpheliler İlhan Yüksel Ekşioğlu, Ali Kıratlı, Tamer Yelkovan, Halil Köntek ve Alaeddin Yıldırım’ın müsabaka öncesirakip takım teknik adamlarına ve futbolcularına TFF’den avans olarak aldıkları parayı vererek şike faaliyeti yürüttükleri, bu şike faaliyetlerinin yanısıra örgütün bir diğer koldan Mehmet Şekip Mosturoğlu ve Sami Dinç üzerinden de; Eskişehir sporlu futbolcu Sezer Öztürk’e maç öncesi şike amaçlı transfer teklifinde bulunduğu, ancak futbolcunun müsabaka öncesi transfer görüşmeleri yapmayı kabul etmemesi nedeniyle bu girişimin amacına ulaşmadığı, belirlenmiştir. (Yapılan iletişim tespitlerinde ve fiziki takiplerde bu şüphelilerle irtibatları belirlenen; Zafer Demiray, Mustafa Efe, Mustafa Nurtaç Anlı, Muhammet Şenyüz ve Mehmet Levent Kızıl hakkında ek takipsizlik kararı verilmiş, şüphelilerden Şükrü Ongan, Muhammet Şenyüz ve Sezer Öztürk’ün bu eyleme katılmadıkları kanaatine varılmıştır.)"
Ek-4
"AZİZ YILDIRIM LİDERLİĞİNDEKİ SUÇ ÖRGÜTÜ
GİRİŞ
Olgun Peker liderliğindeki suç örgütüne yönelik teknik takiplerde; Olgun Peker’in Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener ile yakın ilişki içerisinde olduğunun, bir dönem başkanlığını yaptığı Giresun Spor Kulübü hakkında transfer yasağı bulunması nedeniyle bu yasağın kaldırılması için Mahmut Özgener aracılığıyla bazı girişimlerde bulunduğunun görülmesi üzerine Mahmut Özgener de soruşturmaya dahil edilmiş, Mahmut Özgener’e yönelik iletişim tespitlerinde, Aziz Yıldırım’la; şüphe çeken bazı görüşmelerinin olduğu, aracılar üzerinden görüşüp buluştukları, Aziz Yıldırım’ın; Fenerbahçe futbol takımının oynayacağı müsabakalarda görev alacak hakemlerin Fenerbahçe aleyhine karar vermemesi için girişimlerde bulunduğu, bazı müsabakalar için hakem ayarlaması yapmaya çalıştığı, Mahmut Özgener’in bu işler karşılığında futbol camiası içerisinde etkin konumda bulunan Aziz Yıldırım’ın desteğini almayı hedeflediği, Aziz Yıldırım’dan gelen her türlü talebe olumlu cevap vermeye çalıştığı görülmüş, ardından Aziz Yıldırım hakkında da örgütsel ilişkilerinin tespiti ve ortaya çıkarılması için 17.02.2011 günü adli çalışmalara başlanmıştır. "
Ek-5
EYLEMİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Sonuç olarak; Aziz Yıldırım’ın talimatlarıyla hareket eden İlhan Yüksel Ekşioğlu’nun, Ali Kıratlı üzerinden; İbrahim Akın ve İskender Alın gibi bazı İ.B.B.Sporlu futbolcuların gayrıresmi menajerliğini yapan Yusuf Turanlı ile 06.03.2011 günü oynanan Bursaspor- İ.B.B.Spor müsabakası öncesinde; teşvik pirimi verilmesi amaçlı anlaşma yaptığı, teşvike konu 60.000 TL paranın İlhan Ekşioğlu’nun talimatıyla Halil Köntek aracılığıyla Ali Kıratlı’ya, bu şahıs tarafından da Yusuf Turanlı’ya maç sonrası teslim edildiği, ( Her ne kadar yapılan iletişim tespitlerinde ve telefon detay döküm analizi – baz istasyonu çalışmalarında; İbrahim Akın, İskender Alın, Zeki Korkmaz, Metin Depe ve Can Arat isimli İ.B.B.Spor’lu futbolcular ve İ.B.B.’nin eski futbolcusu Necati Ateş’le; teşvik primi verilmesi amaçlı irtibat kurulup görüşüldüğüne dair bazı deliller elde edilmiş ise de; bu futbolcularla anlaşıldığına, futbolcuların anılan maçtan dolayı teşvik primi alarak menfaat temin ettiklerine dair somut delil elde edilemediğinden haklarında sevk maddesi tanzim edilmemiştir.),Aziz Yıldırım liderliğindeki suç örgütünün teşvik primi vererek 06.03.2011 günü oynanan Bursaspor-İ.B.Belediyespor müsabakasında; Bursaspor’la ilgili hedefledikleri sonuca ulaştıkları belirlenmiştir.
Ek 6
UEFA Şampiyonlar Ligi Olimpik Lyon’un Dinamo Zagreb’i 7-1 yendiği Şampiyonlar Ligi maçıyla ilgili Fransız bahis otoritesi soruşturma açıyor.
Çarşamba günkü Şampiyonlar Ligi maçında, Maksimir Stadı'ndaki olağanüstü galibiyet internet bahis gözlemcilerinin dikkatini çekti.
Aralık 8, 2011 8:48:00
Yazan Stefan Coerts
The French regulatory authority for online games, ARJEL, has opened an investigation into Olympique Lyonnais’ 7-1 Champions League Group D win over Dinamo Zagreb in the Croatian capital on Wednesday.
Lyon needed a big win to keep alive its chances of progressing to the knockout stages of the Champions League, while the club also required Real Madrid to beat Ajax in the other Group D game. Seven goals in the final 50 minutes of the game proved to be enough for the Ligue 1 giant to swing the final standings in its favor and qualify as group runner-up.
Nevertheless, suspicion arose shortly after the final whistle about the way Dinamo collapsed after the interval, and ARJEL has now opted to open aninvestigation.
"We are currently verifying a number of things. This is a common procedure in the case of a remarkable result," an ARJEL spokesman said to AFP.
Zagreb defender Domagoj Vida came under scrutiny in the aftermath of the game as he winked at Lyon striker Bafetimbi Gomis after the latter had found the net and offered him a big smile, despite his side losing heavily.
Meanwhile, Dinamo Zagreb has decided to part company with head coach Krunoslav Jurcic with immediate effect following Wednesday’s loss."
Post new comment