siyaset

Sporu Yasaklayın !

Bir şeye hayır diyecekseniz bu spor olmasın. Size evet diyenler olsun istiyorsanız, spora evet demeniz yeterli. Madde bağımlılığı, spor yapmayı imkansız hale getirir. Hangisine evet diyeceğiniz sizin tercihiniz!


İçişleri Bakanlığı nezdinde Emniyet Genel Müdürlüğü için hazırlanan, Türkiye Uyuşturucu ve Uyuşturucu Bağımlılığı İzleme Merkezi tarafından desteklenen bir proje kapsamında bir afiş hazırlanmıştı. Bu afişte yukarıdaki sözler yazılıydı. Görsel olarak ise futbol topu sektiren bir genç ve “Amaç fark edilmekse, böylesi daha iyi değil mi?” yazısı vardı.


Bunlardan neden bahsettik. Çünkü ülkenin bir kısmı Uyuşturucu ile mücadele için sporu önerirken, Milli Eğitim Türk gençliğini yok etmek için elinden gelen her şeyi yapıyor. İddaa bayileri önünde lise formalı gençleri önlemekten uzak Türkiye’de, ders sırasında iddaa kuponu dolduran gençlerin görüntüleri artık normal görülmeye başlandı. Gençlerimiz ana dilinde eğitimden gittikçe uzaklaştırılarak, tarzanca konuşan öğretmenle tarzanca konuşarak dersleri anlamaya çalışa dursun, artık okullarda spor yapma fırsatını da bulamayacak.


Biz de spor haberlerine gömülmüş bir şekilde ülke gerçeklerinden uzak yaşarken Allahtan Zeki Çol konuyu kaleme aldı da bizim de buradan protesto yazısı yazma şansımız oldu. Zeki Çol’un söylediğine göre liselerde 2 saat olan beden eğitimi dersi 1 saate indiriliyor. Üstelik 1 saat resim ve 1 saat müzik dersi de yok sayılarak şöyle bir uygulamaya geçilmiş. Toplamda 4 saat olan beden eğitimi + müzik + resim dersleri seçmeli yapılıyor ve bu derslerden birini seçecek öğrenci haftada sadece 1 saat eğitimini alabilecek.

milli beden eğitimi

Atatürk’ün sözlerini hatırlatarak kendimizi avutmayalım. Bu ülke gençleri kumar bağımlılığı, uyuşturucu bağımlılığı gibi konulardan spor yaparak kurtulabilir. Üstelik, o beyinler sağlıksız vücutlarda çalışmaz. Anlaşılan o ki, kendi politikalarını rahat rahat sürdürmek isteyenler ülke gençlerini zehirlemeye devam etmek istiyorlar.


“Ağaç yaşken eğilir” ata sözünden yola çıkarak, konunun ülke sporumuza etkisine değinmek bile istemiyorum. Umarım bu yanlışı yapanlar, yaptıkları hatadan bir an önce dönerler. Bize göre bu kararın bilinçli alınması, vatan hainliğinden başka bir şey değildir.


Maçlardan Önce İstiklal Marşı

En son Diyarbakırspor – Fenerbahçe maçının başında okunan İstiklal Marşının kendini bilmez bazı kişiler tarafından ıslıklanmasından sonra, ortam yine gerildi. Bazı yazarlar maçlardan önce okunan İstiklal Marşını kaldıralım demeye başladılar. Sanki kendileri koymuş ya da birileri yukarıdan emir vermişte olmuş gibi. Ya da maçlarda İstiklal Marşının okunmasını bir kanun gereği falan mı sanıyorlar?

Kanoute'den Filistin'e Destek

İspanya'nın Sevilla takımında top koşturan ünlü futbolcu Frederic Kanoute, kupa maçında Deportivo de La Coruna'ya golünü attıktan sonra, formasının altında "Filistin" yazısı bulunan tişörtünü seyircilere göstererek İsrail'i protesto etti.

Kanoute'nin bu protesto gösterisine takım arkadaşı ünlü futbolcu Luis Fabiano da eşlik etti.

Anlaşılan o ki, Frederic Kanoute daha öncede yaptığı protest hareketlerine bu şekilde zaman zaman devam edececek. Kendisini tebrik ediyoruz...

Get the Flash Player to see this player.

Mersin İdman Yurdu ve Siyaset

Kemal Unaktıtan’dan sonra AKP’nin yeni futbolsever bakanı Kürşat Tüzmen oldu. Mersin Milletvekili olan Tüzmen, sezon başında tecrübeli oyuncular Altan Aksoy ve Zafer Biryol’un Çaykur Rizespor’dan Mersin İdman Yurdu’na transferinde önemli rol oynadı. Hadi bu neyse diyelim. Tüzmen’i stadyumda imza töreni de kesmedi ve iki futbolcunun imza töreni, Türkiye tarihinde bir ilke imza atılarak Tüzmen’in Dış Ticaret Müsteşarlığı´ndaki toplantı salonunda gerçekleştirildi. Daha da korkutucu olan Tüzmen’in imza töreninde “Öyle ya da böyle Mersin İdmanyurdu şampiyon olacaktır” demesiydi. Aman sayın bakan burası Türkiye, böyle laflar yanlış anlaşılır!

Ermenistan - Türkiye - 2010 Dünya Kupası

fatih terim ermenistan maçı

Ermenistan ile yapacağımız maç kafaları karıştırmış durumda. Her kafadan bir ses çıkıyor. Konu ile ilgili haberlerimiz burada olacak.

35.000 Euro ver Abdullah Gül

Abdullah Gül soyunma odasındaSiyasilerimiz işlerine gelince bir şeyleri kullanmayı hele hele futbolu kullanmayı çok severler. Euro 2008 Avrupa şampiyonasında yarı final oynamamız hepimizi sevindirdiği gibi onlarıda sevindiriyordu elbette. Hükümetinden muhalefetine herkes üç beş cümle edip kendini halka sevdirmeye çalışıyor. Samimiyetlerine inanıp fazla laf söylemek istemiyoruz.

Şimdi yandaki fotoğrafa gelelim. Almanya - Türkiye yarı final maçı sonrası Türk Milli Takımının soyunma odası. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve heyeti içeri girmiş futbolcuları tebrik ediyor. Peki içeri girmesi normal mi? Futbol Federasyonu Akreditasyon Sorumlusu Cem Akdağ,  bu maç için sadece 44 akreditasyon kartı verildiğini açıklamış. Bunların arasında Cumhurbaşkanı ve korumaları yokmuş. Bu yüzden UEFA 35.000 euro para cezası kesmiş. Futbol Federasyonu'da bunu hemen ödemiş. Yani bizim vergilerimizden ödenmiş. Peki soyunma odasına biz mi girdik? Hayır! Uyarılara rağmen Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül girmiş. Şimdi kendisinden rica ediyoruz. Futbol Federasyonundan ceza makbuzunu istesin ve bu cezayı kendisi ödesin. 2 poz vericem diye bizim vergilerimizi harcamaya ne hakkı var. Devletin nimetlerinden yeterince yararlanılmıyor mu o makamda acaba?